Emsan ile iş ortaklığının 6 kriteri
Mutfakların vazgeçilmez markalarından olan Emsan, tedarik zinciri süreçlerini uçtan uca yönetiyor. Yurt içi dağıtımda Horoz, kargo dağıtımında Yurtiçi, ithalat taşımalarında denizyolu ve antrepo hizmetlerinde global ve uçtan uça çözüm sunan firmalarla çalıştıklarını belirten Emsan Ürün Kategori & Tedarik Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Arif Yıldırım, iş ortaklarını finansal sağlamlık, kalite ve sertifika yönetimi, sektör tecrübe ve referans, toplam satınalma maliyeti, esneklik ve sürekli gelişim kriterlerine göre seçtiklerini söylüyor. 




 
Emsan_Arif Yıldırım
Emsan’ın büyüme hikayesini anlatır mısınız? 
1973 yılında Denizli’de kurulan Emsan,1985 yılında çelik tencere üretimine başladı. İş modellerinde gerçekleştirmiş olduğu inovasyonlarla (gazete/kupon kampanyaları ve ürün çeşitliliği sayesinde) 1980-1990 yılları arasında mutfak kategorisinde Türkiye’nin en çok satan markası oldu. Çelik tencereye adını veren Emsan, 2008 yılında sektörün öncü ve lider markası Karaca Grup Şirketleri bünyesine katıldı. Emsan olarak vizyonumuz; “Pişirme, porselen ve ÇKB’de sağlam ve güvenilir tasarım ve çözümlerle, kadınlara hayatlarında eşlik etmek”tir. Uluslararası araştırma şirketi IPSOS tarafından yapılan araştırmaya göre mutfak kategorisinde akla gelen ilk iki markadan birisiyiz. Emsan olarak çoklu satış kanalı yapısına sahibiz. Türkiye’nin dört bir yanında yaklaşık 800 satış noktasında varız. Şubat 2018 itibariyle mağazalaşmaya da başladık. 7’si yurtiçinde olmak üzere 9 mağaza açtık. E-ticarete çok önem veriyoruz. Son bir yılda e-ticarette %400 büyüme sağladık. 
 
UÇTAN UÇA TEDARİK ZİNCİRİ 
 
Emsan tedarik zincirinde hangi stratejilerle başarıya ulaşıyor? 
Emsan olarak tedarik zincirine uçtan uça bakıyoruz. Müşteriyle başlayan ve yine müşteriyle biten tek bir süreç olarak düşünüyoruz ve tedarik zincirinin tasarımını da buna göre yaptık. Envanter, talep, satış-dağıtım alanında tüm planlama faaliyetlerimizi güçlendirecek şekilde modeller kurduk. Bu modelleri sürekli geliştiriyoruz. Tedarikçilerimizle ilişkilerimizi yönetmek ve izlenebilirliği sağlamak için SRM (Supplier Relationship Management - Tedarikçi İlişki Yönetimi) portalı oluşturduk. Portal üzerinden tüm iş ortaklarımızı entegre şekilde yönetiyoruz. Birbirine bağlı ve kuralları tanımlanmış iş adımlarıyla süreçleri otomatik hale getirdik. Portal, EDI (Electronic Data Interchange) yapısına sahip. Müşteri tarafında ise yine şirket içinde geliştirdiğimiz CRM (Customer Relationship Management - Müşteri İlişkileri Yönetimi) portalimiz var. SRM ile tedarikçi tarafında sağladığımız entegrasyon ve izlenebilirliği, müşteri tarafında CRM ile sağlıyoruz. Uçtan uça tek bir süreç yönetimini ve şirketteki tüm fonksiyonların koordinasyonu sağlam için S&OP’yi kullanıyoruz. S&OP ekibi olarak, CEO’nun sahipliğinde ve tedarik zinciri yönetimin liderliğinde düzenli toplantılarla ana ürün seviyesinde 12-16 aylık “rolling” bir planlama yapıyoruz.
Ayrıca, EMSAN tedarik zincirinin en önemli bileşeni insan kaynağı olduğunu düşünüyoruz. Bu doğrultuda en büyük yatırımı yine bu kaynağa yapıyoruz. Çalışanların yetkinliklerinin artırılmasına yönelik projeler ve eğitimler ile birlikte; teknoloji ve bilişim alanındaki yenilikleri de güncel olarak takip ediyoruz. 2018’de Kocaeli Gebze’de 12.000 m2’si kapalı olmak üzere toplam 16.000 m2’lik alana sahip yeni depomuza yaptığımız altyapı yatırımını, 2019’da teknoloji yatırımları ile devam etmeyi planlıyoruz.
 
Lojistikte hizmet alacağınız şirketleri nasıl seçiyorsunuz? Hangi şirketlerle çalışıyorsunuz? 
Mutfak ve sofra sektörünün doğası gereği mağazalarda satın alınan birçok ürün ve online kanal siparişlerimiz, müşterilerimizin evlerine yurtiçi dağıtım şirketleri tarafından teslim edilmektedir. Emsan’ın mağaza sayısındaki ve online satış kanalındaki büyümeye bağlı olarak her geçen gün artan bir sevkiyat trafiğimiz bulunmaktadır. İstanbul içi geleneksel kanal dağıtımlarını çoğunlukla kendi araç filomuzla yapıyoruz. Türkiye’nin diğer bölgelerine ise ülkemizdeki güçlü ve dağıtım ağı yaygın üçüncü parti lojistik şirketleriyle yapmaktayız. Bu yıl yurt içi dağıtımda Horoz Lojistik ile çalışıyoruz. Kargo dağıtım hizmeti ise Yurtiçi Kargo tarafından sağlanmaktadır. İthalatta taşımalarında denizyolu ve antrepo hizmetlerinde global ve uçtan uca çözümleri ve hizmetleri olan firmaları tercih ediyoruz. Satınalmayı e-ihale ile gerçekleştiriyor, sözleşmelerimizi bir yıllık yapıyoruz. E-ihale, satınalma şartnamemizi kabul eden firmalar arasında iki tur teklif yönetimi ile yapılıyor. Çözüm ortaklarımızı seçerken ağırlıklandırılmış tedarikçi seçim kriterleri kullanıyoruz. Bunlar; finansal sağlamlık, kalite ve sertifika yönetimi, sektör tecrübesi ve referansları, toplam satınalma maliyeti, esneklik ve sürekli gelişim programı. Şirketimizin stratejik amacına uygun olarak kriter ağırlıklarını dinamik olarak belirliyoruz. Depolama tarafında 16000 m2 kiralık depo kullanıyoruz. Depo yönetimini ve dağıtım planlamasını kendimiz yapıyoruz. Depo yönetimi güçlü olduğumuz konulardan biri. Dar koridor, sorter, VNA gibi enstrümanları kullanıyoruz. “Best-practice” leri uyguluyoruz ve sürekli geliştiriyoruz. Depo yönetimi ve dağıtımın başında “six sigma master black belt” sahibi ve Türkiye’nin en iyilerden Sn. Ertuğrul Çelebi var.
 
KOLEKTİF ÇALIŞMAYA İHTİYAÇ VAR 
 
Lojistikte karşılaştığınız sorunlar ve çözüm önerileriniz neler? 
E-ticaretin hızla büyüyor ve omni-chanel uygulamalar yaygınlaşıyor. Bu da mikro dağıtım (eve-adrese teslim gönderiler) hizmetlerine olan ihtiyacı arttırıyor. Bu konuda ülke olarak gidecek çok yolumuzun olduğuna inanıyorum. Bugün temel seviyede bile bu ihtiyacı tam olarak karşılayamıyoruz. Ne yazık ki bu konuda servis sağlayıcı dağıtım şirketi konusunda alternatiflerimiz sınırlı. 
Müşterilerimiz bizden en iyisini bekliyor. Mutlu bir müşteri için yaptığımız büyük yatırımlar ve tasarımdan rafa kadar harcadığımız emek, son adımdaki teslimatta yaşanan bir sorun ile maalesef heder oluyor. Tabi ki bu konu, bir soru-cevaptan çok daha fazla derinlemesine konuşulmalı. Dağıtım şirketleri ciddi bir fiyat baskısı altında. Maliyetlerini kontrol etmek için yatırım yapmaktan ve ekiplerinin kalitesini artırmaktan imtina ediyorlar. Bu sorunu çözmek için devlet iradesinin de dahil olduğu kolektif bir çalışmaya ihtiyaç var. 
Depolamayla ilgili olarak ise hızlı tüketim ve müşterilerin sürekli yeni ürün talepleri sonucu bir sorun olarak değil de realite olarak SKU enflasyonundan bahsedebiliriz. Sofra ve mutfak ürünleri esasen dayanıklı tüketim olarak kabul edilir ama biz şimdi her yıl iki sezon yapıyoruz. İlaveten perakende günleri (anneler günü, sevgililer günü, vs.) için yeni ürünler geliştiriyoruz. SKU sayısı ve çeşit artıkça depoda standardizasyon ve otomasyon yapmak zorlaşıyor. Bu da tedarik zinciri olarak çözmemiz ve iyileştirmeler yapmamız gereken bir konu olarak önümüzde duruyor. 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz