Belçika’nın Lojistik Falı
Robert T. Ateş / Nordex Acciona Windpower Türkiye Proje Lojistik Müdürü




tarık ateşAvrupa komusyonu tarafından hazırlatılan ‘’Avrupa Birliği içinde hareketlilik ve nakliye – varolan trendler ve kullanımlar‘’ başlıklı rapor, özellikle en büyük ticaret ortağımız olan birliğin yakın gelecekte demiryolu taşımacılığına yapacağı yatırımlarla ilgili kapsamlı bilgileri paylaşmaktadır.

Raporun hazırlanış amacı Avrupa Birliği'ndeki ulaştırma sektörü için temel zorlukları belirlemek, iyi işleyen bir ‘’Tek Avrupa Ulaştırma Alanı’’ oluşturmak, Avrupa'yı modern, çok modlu, güvenli ulaşım altyapısı ağlarıyla bağlamak ve düşük emisyonlu hareket kabiliyeti kazanmayı içeriyor. Avrupa Birliği 2015 yılında Paris'te yapılan ‘’Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’’ içinde yer alan  maddeleri imzaladı ve bu bağlamda aksiyonlar almaya başladı. Bunun aksine Amerika Birleşik Devletleri, 1 Haziran 2017 tarihinde başkan Donald Trump’ın yaptığı açıklamayla birlikte Paris Anlaşmasından çekileceklerini bildirdi. Bu açıklama takip ettiğimiz üzere büyük tepki gördü.

Paris Anlaşmasının iklim değişikliğiyle mücadele maddelerinde;

- Uzun dönemde, küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2 derecenin altında kalmasının sağlanması (hatta bununda 1.5 derece altında kalınmaya çalışılacak),

- Sera gazı salınımının küresel seviyede azalma eğilimine geçirilmesi,

- Anlaşma yürürlüğe girdikten itibaren bilimin elverdiği her türlü olanağının kullanılarak sera gazı salınımını azaltacak her türlü önlemin kısa sürede devreye alınması,

Bu anlaşmada bilinmesi gereken bir diğer konuda anlaşmayı imzalayan devletlerin geri çekilmeleri durumunda bir cezaya çarptırılmıyor olmalarının amaçlanıyor olması.

‘’Avrupa Birliği içinde hareketlilik ve nakliye – varolan trendler ve kullanımlar‘’ başlıklı raporu bu kapsamdaki süreçleri ölçümlemek ve ortaya çıkabilecek olumsuzlukları öngörerek azaltmak için önemli bir pusuladır. Rapor, sosyal bir bakış açısından, ulaşımın satın alınabilirliği, güvenilirliği ve erişilebilirliği gibi kilit öneme sahip konuları da derinlemesine inceliyor. Elektrik enerjsi ile çalışan demiryolu taşımacılığının Avrupa Birliği'nin sürdürülebilir büyümesini sürdürmesi için önemine vurgu yapılıyor.

Antwerp Limanı, Rotterdam Limanının hemen ardından Avrupa kıtası içinde en çok kargo elleçlenen ikinci limandır. Kuzey denizine giriş yapan büyük çapta ticaret malzemeleri buradan tüm kıta ülkelerine ve hatta Türkiye’ye dağılır. Eğer Belçika içinde seyahat edecekseniz saatlerinize çok dikkat etmelisiniz. Bu yoğun taşıma yapılan güzergah üzerinde yakalanacağınız trafik yoğunluğu İstanbul’u mumla aratabilir.

Benim de kadrosunda yer aldığım dünyanın birçok önde gelen markası bu hat üzerinde yer alır ve EMEA* distrubisyonlarını burada konuşlandırarak yönetir.

Raporda yük taşımacılığının bu denli yoğun olduğu ülkede karayolunun demiryollarına oranla ağırlıklı kulllanılmasının önemli bir sorun olduğunun altı çiziliyor. Eskiden kanallar üzerinden yapılan taşımacılık bir miktar dengeleyici görevi görmüşse de, artan yük taşımacılığı artık bu vazifesini yerine getirmesini engelliyor.

Özellikle 2014 yılında yapılan önemli reformlarla birlikte demiryolu yük taşımacılığı ile ilgili bir çok alt yapı faliyetlerini başlatan Belçika bir dönüşüm süreci içinde. Belçika ulaşım altyapısının kalitesi, Avrupa Birliği’nin ulaşım alt yapısı ile bütünleşmiş olması ve limanlarından gelen gücüyle birlikte bu dönüşümünü başarıyla tamamlayacaktır.  Zaten Belçika’nın lojistik performans endeksi’nde 3. sırada olması bunun net bir göstergesidir.

Yük taşımasında demiryollarımızı öncelikli kullandığımız günlerde görüşmek dileğiyle.

* Orijinal adının sıkça kullanılan kısaltmasıyla EMEA, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'yı ifade eden kısa bir terimdir. Terim, kurumlar ve hükümetler, pazarlama ve iş dünyası tarafından kullanılır.






SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz