1998 yılında sektöre uzman yardımcısı olarak başlayan CEVA Logistics Hava ve Deniz Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Esen Öz Tekayak, lojistiğin dinamizmi içinde edinilen saha deneyimi, disiplin ve istikrarın kariyer yolculuğunda belirleyici olduğunu ifade etti. Öz Tekayak, lojistik sektöründe kadın temsiliyetinin her geçen yıl güçlendiğini ancak kalıcı dönüşüm için mentorluk, eşit fırsat politikaları ve kurumsal dayanışmanın kritik rol oynadığını belirtti.
Mars Logistics İnsan Kaynakları Direktörü Nihal Kansu, şirketin “Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur” yaklaşımıyla yürüttüğü çalışmaların kadın istihdamında önemli bir artış sağladığını belirterek, 2020’den bu yana kadın çalışan sayısının 9 arttığını ve kadın tır sürücüsü istihdamında sektör lideri konumuna ulaştıklarını açıkladı.
“Şirketler liderlerinin ışığında şekillenir ve yön bulurlar” diyen Transorient Yönetici Ortağı Nil Tunaşar, lojistik sektöründe kadın liderlerin artık yalnızca algı düzeyinde değil, somut karar mekanizmalarında ve stratejik süreçlerde etkili olduğunu vurguladı. Jeopolitik risklerin arttığı ve dijital dönüşümün hızlandığı yeni dönemde kadın yöneticilerin analitik yaklaşımı, süreç odaklı bakış açısı ve teknolojiye dayalı stratejilerle kurumların dayanıklılığını güçlendirdiğini belirten Tunaşar, buna rağmen eşit fırsatlar, kapsayıcı liderlik ve kurumsal destek gibi alanlarda hala aşılması gereken yeni eşikler bulunduğuna dikkat çekti.
Karınca Logistics, saha operasyonlarından üst yönetime kadar kadın liderlerin önünü açıyor, algıları kırıyor ve sektörün geleceğini yeniden şekillendiriyor. Karınca Logistics Kontrat Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Derya Önel, lojistikte kadın temsiliyetini artırmanın yalnızca eşitlik meselesi olmadığını; inovasyonu, performansı ve sektörel dönüşümü şekillendiren stratejik bir adım olduğunu vurguluyor. Şirket, saha operasyonlarından üst yönetime kadar kadınların etkisini sistematik programlarla güçlendiriyor.
“Türkiye’de uzun yıllar ‘erkek işi’ olarak görülen lojistik sektörü artık dönüşümden geçiyor” diyen Alışan Lojistik CEO’su Damla Alışan, kadınların sektörde sadece operasyonel rollerle sınırlı kalmadığını, karar verici aktörler haline geldiğini söyledi. “Şirketimizin 1.458 kişilik ekibinde 196 kadın yer alıyor ve yönetim kurulunda yüzde 50 kadın temsili bulunuyor” diyen Alışan, iş dünyasına adım atacak kadınlara cesaretle ilerlemelerini ve sınırlarını başkalarının çizmesine izin vermemelerini tavsiye etti.
Ortadoğu’daki çatışmalar tedarik zincirinde yeni kırılmalara yol açarken Oregon Teknoloji, müşterilerine yeni güzergâhlar, hızlı gümrük çözümleri ve danışmanlık hizmetleri sunarak hem destek oluyor hem de rekabet avantajı sağlıyor.
Küresel ölçekte sürdürülebilir ve dirençli tedarik zincirlerinin geliştirilmesini amaçlayan Global Sustainability Supply Chain Student Competition’da (GS3) Maltepe Üniversitesi ve Çağ Üniversitesi önemli bir başarıya imza atarak dereceye giren üniversiteler arasında yer aldı.
Arkas Lojistik Grubu, küresel ticarette yaşanan gelişmeleri yakından takip ederek başta Çin ve Hindistan olmak üzere Uzak Doğu çıkışlı yükler için farklı taşıma modellerini ve alternatif güzergâhları devreye aldı. Şirket, ithalat ve ihracat yüklerinde Orta Doğu ve Uzak Doğu hatlarında servislerini farklı lojistik koridorları üzerinden sürdürmeye devam ediyor.
Çobantur Logistics, küresel ölçekteki talep daralmasına karşın Türkiye-Avrupa hattında servis sürekliliğini sürdürdüğü 2025 yılını, yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile noktaladı. Dijitalleşme ve şeffaflığa verdiği değerle 2026 yol haritasını da çizen Çobantur Logistics, yurt dışında kuracağı holding merkezi ile grup şirketlerini konsolide ederken Almanya’da yapacağı yeni satın almanın yanı sıra İtalya, Romanya ve İspanya’da ek yatırımlar gerçekleştirecek. Şirketin 2026 yılındaki büyüme hedefi ise yüzde 20’nin üzerinde.
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve sıcak çatışma ihtimallerinin güçlenmesi, dünya ekonomisini derinden etkileyecek yeni bir sürecin kapısını aralamakta. Özellikle enerji koridorları ve kritik ticaret hatları üzerinde yoğunlaşan riskler, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik dengelerin yeniden şekillenmesine yol açacaktır. Özellikle petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması ihtimaliyle küresel ekonomide ciddi bir yavaşlama görüleceğini söylemek gerekir. Yani bir diğer deyişle Batı’da dahil olmak üzere önemli bir risk olarak resesyon kendisini gösterecektir.