Alışan tehlikeli madde taşımacılığında anayasasını yazıyor

Türkiye’de sıvı ve toz kimyevi madde taşımacılığı alanında “kurumsallaşmış lojistik hizmet sağlayıcı” olan Alışan Lojistik, uzman kadrosu, güçlü altyapısı ve dünyanın hemen her bölgesine yayılmış olan ISO Container ağı ile müşterilerine Avrupa standartlarında farklı çözümler sunuyor.





jan_devrim_alisan.jpg

 “Müşterilerimizin hizmet kalitesi ve güvenlik konularında deklare etmiş oldukları standartlar bizim için anayasa niteliğindedir” diyen Alışan Grup Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim, gerek var olan anlaşmalarını yenileyerek gerekse de müşteri portföylerini genişleterek maliyet yönetimi ve hizmet kalitesi açısından bu alanda lider olduklarını gösterdiklerini söylüyor.

Alışan Lojistik’in tehlikeli madde taşımacılığı alanında müşterilerine sunduğu özel çözümler ve bu alandaki mevcut ve planlı yatırımlarından söz eder misiniz?

Alışan Lojistik olarak 26 yıldır lojistik sektörüne uzman kadromuz ile farklı çözümler sunuyoruz. Uluslararası taşımacılık, gümrükleme, depo ve antrepo hizmetleri, likit (sıvı) ve toz kimyevi madde taşımacılığı ile yurtiçi nakliye hizmetleri veriyoruz. Aynı zamanda bütün bu fonksiyonların beraberce kullanıldığı entegre lojistik projeleri de uzmanlık alanlarımız arasında bulunuyor. 1985 yılından itibaren ağırlıklı olarak kimya sektöründe müşterilerine Avrupa standartlarında hizmetler sunan bir şirket olarak tehlikeli kimyasalların elleçlenmesi, taşınması ve depolanması konusunda çok ciddi bir uzmanlığımız, altyapımız ve başarılı bir çalışma modelimiz bulunuyor. Bu anlamda tehlikeli madde taşımacılığı operasyonlarımız içinde oldukça yüksek bir paya sahip. Bununla birlikte çalışanlarımıza sağlık, emniyet, çevre ve kalite konularında yeterli bilgi ile donatmak amacıyla en üst seviyede eğitimler vermekte ve önlemler almaktayız. Tehlikeli madde lojistiği ile ilgili bilgi, tecrübe ve kapasite anlamında Türkiye’nin lider firmaları arasındayız. Bu liderlik uzmanlaşmanın beraberinde getirdiği iyi hizmet ve verimlilik gibi unsurlarla gerçekleşmektedir. Alışan’ın araç parkının gıda ve benzeri özel uygulaması olan araçlar hariç tamamı tehlikeli madde taşımacılığına uygundur. Tüm Alışan sürücüleri de tehlikeli madde taşımacılığının gerektirdiği eğitim ve sertifikaları almıştır. Bunun dışında birçok sürücümüz, MDI/TDI Taşımacılığı’nın gerektirdiği ISOPA ehliyetlerine de sahiptir. Alışan, mevcut ve gelecekteki yatırımlarını tehlikeli madde taşımacılığının tüm boyutlarını dikkate alarak planlanmıştır. Yürümekte olan projelerimiz kapsamında araç ve ekipman yatırımlarına 2012’de de devam etmeyi planlıyoruz.

 

Avrupa, CIS ve Ortadoğu ülkelerine hizmet veriyor

Dünyanın hemen her bölgesine yayılmış “ISO Container Ağı”na sahip olan Alışan Lojistik, tehlikeli madde taşımacılığı alanında uluslararası sahada ne tür hizmetler sunuyor? Bu alanda ağırlıklı olarak hizmet verdiğiniz destinasyonlar hangileri?

Birçok model ile taşımacılık yapan Alışan olarak, tehlikeli kimyasalların paketli, dökme, likit, çok modlu gibi alternatiflerle yurtiçi ve yurtdışında, Avrupa, CIS ve Ortadoğu ülkeleri için taşımalar yapabiliyoruz. Müşteri yapımızdan dolayı filomuzdaki tüm sürücüler tehlikeli kimyasal maddelerin taşınması için gerekli ehliyet ve sertifikasyonlara sahiptir. Aynı şekilde filomuzun tamamı bu alanda hizmet verecek durumdadır. Tehlikeli madde taşımacılığının boyutlarına dair farkındalık artıkça müşterilerimiz çevremizdeki ülkelere yapılan sevkıyatlarda da hizmetlerimizi talep ediyor. Bu açıdan sadece Orta Avrupa sevkıyatlarında değil, Türkiye çevresindeki tüm bölgelerde hizmet veriyoruz.

2011 yılında tehlikeli madde taşımacılığı alanında nasıl bir performans sergilediniz? Bu alana ilişkin orta ve uzun vadeli hedefleriniz neler?

2011’de tehlikeli madde taşımacılığında payımızı artırdık. Bu kapsamda çok önemsediğimiz enerji lojistiği konusunda da yeni projelerin katılması ile uzmanlığımızın sadece kimyasal madde lojistiğinde etkin olmadığını görmüş olduk. Bu açıdan önemli büyümeler kaydettiğimizi söyleyebiliriz. 2011’de bünyemize kattığımız madeni yağ ve akaryakıt taşımaları buna örnek gösterilebilir. Aralık 2011 itibari ile anlaşmaları imzalanan yeni projeler ile gerek enerji taşımasında gerek likit taşımada 2011’e göre %50 mertebesinde büyümeyi şimdiden sağladığımızı söyleyebiliriz. Alışan, tehlikeli madde lojistiğinde mevcut tüm kontratlarının 2012 ve ötesine uzamasını sağlayarak gerek maliyet yönetimi gerekse de hizmet kalitesi açısından bu alanda lider olduğunu göstermiştir.

Tehlikeli madde taşımcılığında nelere dikkat edilmeli? Alışan Lojistik bu alanda oluşan “riskleri” nasıl minimize ediyor ve fark yaratıyor?

Tehlikeli madde taşıyan, gönderici ve alıcı açısından büyük riskler taşımaktadır ve tüm tarafların olabilecek büyük olumsuzluklara karşı hazırlıklı olması gerekir. Bu anlamda firmalar belirgin standartları takip etmek, tüm seviyelerde personelini eğitmek ve tüm önlemleri almak durumundadır. Güvenli tehlikeli madde taşımacılığı için en önemli etken, ekipman kullanan operatörlerin yetkinliği ve konuya hakimiyetidir. Operasyonun tasarımı olabilecek büyük kazaları dikkate almalı, önleyici unsurları barındırmalı ancak yine de bir kaza halinde ne yapılacağını ekip üyelerinin iyi derecede biliyor olması gerekir. Biz bu konuda Avrupa standartlarında araç, çekici, ekipman ve depolar ile hizmet vermenin yanı sıra çalışanlarımızın da gerek kendi güvenlikleri, gerek çevre ve ürün güvenliği açısından yeterli bilgi ile donanımlarını sağlamak için en üst seviyede eğitim veriyor ve önlemler alıyoruz. Ayrıca sektördeki değerli müşterilerimizin hizmet kalitesi ve güvenlik konularında deklare etmiş oldukları standartlar da bizim için anayasa niteliğindeki kurallardır.

 

‘Tehlikeli madde taşımacılığı bir mevzuat sorunu değildir’

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması kapsamında Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün kurulması sektörü nasıl etkileyecek?

Bu konuda çok geç kaldığımız açık. Tehlikeli madde lojistiğinin sadece taşımacılık boyutu da yok. Bu ürünlerin elleçlenmesi, depolanması da taşınması kadar hassasiyet gerektiriyor. Tehlikeli madde taşımacılığı bir mevzuat sorunu olarak değil, vatandaşlık görevi olarak ele alınmalıdır. İşimizi çevreye zarar vermeyecek ölçekte yapmak için mevzuat ya da yasaya gerek olmadığını düşünüyorum. Bu müdürlüğün öncelikle bu kültürün yayılmasında ve konunun ciddiyetinin anlaşılmasında önemli katkısı olacağını düşünüyorum.

 

ADR’ye geçiş süreci iyi planlanmalı

1 Ocak 2014 yılına kadar “kademeli olarak” yürürlüğe girecek olan ADR Yönetmeliği’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Alışan Grup Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim, yönetmeliğin sektöre birçok olumlu katkısı olacağını söylüyor. Günümüzde demiryolu, karayolu, denizyolu ve boru hatları ile taşınan ve tehlikeli olma özelliği taşıyan maddelerin ülkelerarası ticarette önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Devrim, “Ticaret açısından oldukça önemli olan tehlikeli maddelerin, insan sağlığı ve diğer canlı varlıklar ile çevreye zarar vermeden güvenli ve düzenli bir şekilde taşınması ise bir mevzuatın varlığını gerekli kılıyor. Bu amaçla uygulamaya konacak ADR Mevzuatı’nın Türkiye’de uygulanmasıyla birlikte 50 bin adet akaryakıt tankeri ADR şartlarına ve diğer Avrupa normlarına uygun hale gelecek. ADR’nin sağlıklı bir şekilde devreye alınması için yapılması gerekenler konusunda herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Üretici, nakliyeci, sürücü, denetimci, yetkili devlet organları, sektör temsilcileri, kısacası muhatap herkes sorumluluk ve yükümlülüklerini bilmeli, henüz net olmayan konuların da hızla çözüme kavuşması ve netleşmesi için çaba sarf edilmelidir” diyor. Devrim, Türkiye’de ADR kuralları yürürlülükte olmamasına rağmen Alışan Lojistik olarak süreçleri bu kurallara göre yönettiklerini ve yatırımlarını bu yönde gerçekleştirdiklerini vurguluyor. ADR’ye uygun olmayan araçların çok büyük bir kısmının çok yaşlı ve aslında kullanım dışı kalması gerektiğini belirten Devrim, “Bu araçların tehlikeli madde taşımacılığı perspektifi dışında da aslında kullanım dışı olması gerekir. Ancak bu sadece taşımacılık açısından incelenecek bir konu değil. Bunun vergi, yol güvenliği, gelir dağılımı, toplam lojistik maliyetleri gibi birçok boyutu mevcut. Bu açılardan değerlendirildiğinde bu konunun çok kapsamlı ele alınması ve iyi bir geçiş planı yapılması gerekmektedir” diyor. 

ADR araç, sürücü ve operasyonun tamamını kapsayan bir süreç olarak değerlendirildiğinde, taşımacılık sektöründe toplam kaliteye ulaşılabilecektir. Tüm bunlar gerçekleştiğinde ülkemizde kaza sayılarında, can ve mal kayıplarında ve çevreye verilen zararlarda önemli oranda düşüş gerçekleşecektir.  

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz