Banner

Horoz Lojistik ağır kargoda mikro ihracatın yolunu açtı
Mikro ihracat hizmetlerine yönelik yatırımlarını sürdüren Horoz Lojistik, Avrupa’ya yaptığı hacimli yük taşımalarıyla fark yaratıyor. Şirket, bu alana yönelik çözümlerini, fullfilment ve e-ihracat platform yatırımlarıyla güçlendirirken, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetler açılımlarıyla da genişletecek. 




HorozLojistik sektöründe 80. yılını kutlayan Horoz, uluslararası ortaklığı bulunan Horoz Bolloré Logistics ve Horoz Lojistik Kargo Hizmetleri ve Tic. A.Ş. olarak iki büyük şirketiyle faaliyet gösteriyor. Denizyolu ve havayolu forwarding hizmetleri alanında ortak olduğu Fransız Bolloré Logistics ile 5 kıtada, 105 ülkede, 602 ofisle entegre lojistik çözümler üretiyor. 
Yurtiçi komple taşıma, depolama ve dağıtım, uluslararası karayolu ve demiryolu taşımacılığı hizmetleri sunan Horoz Lojistik, büyüme stratejisinin odağına aldığı e-ticaret lojistiği hizmetleri alanında ise ciddi yatırımlar yapıyor. Bu alanda e-ticaret lojistiği, mikro ve e-ihracat, e-ticaret depoculuğu, mobilya montaj ve satış sonrası hizmetler sunan şirket, mikro ihracat tarafında özellikle hacimli yüklere yönelik geliştirdiği çözümlerle dikkat çekiyor. 
 
HorozDSV İLE GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRDİ 
 
2020 yılında DSV Türkiye ile yurt içi komple taşıma ile mikro ve e-ihracat alanında iki büyük işbirliği anlaşmasına imza atıklarını hatırlatan Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gürkan Gürbüz, “Yurt İçi Komple Taşıma İş birliği anlaşması ile DSV Türkiye ve Horoz Lojistik güçlü alanlarını birleştirerek, pazar paylarını artırmak üzere ortak yatırım ve pazarlama faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Mikro ve E-İhracat İş Birliği anlaşmasıyla da Türkiye’deki üreticiler için, ürünlerini ister geleneksel ticaret isterlerse e-ticaret kanalıyla satmış olsunlar, önce Avrupa sonra da diğer coğrafyalarda vergileri ödenmiş bir şekilde tüketicinin evine kadar uzanan tüm lojistik süreçlerini kapsayan hizmetler sağlamaktadır” dedi. 
 
‘KOBİ’LERİ İHRACATÇI KONUMA GETİRİYORUZ’ 
 
Gürkan Gürbüz, Horoz Lojistik olarak Avrupa ülkelerinin tamamına komple ve parsiyel olarak hizmet sağladıklarını söyledi. Mikro ihracat alanında dünya devi DSV ile yaptıkları anlaşma sayesinde direkt tüketiciye teslimat sağlayabildikleri parsiyel networklerin de bulunduğunun altını çizen Gürbüz, şunları aktardı: “ETGB belgesi düzenleyerek üreticilerimize ihracat yapma şansı sağladığımız ve direkt tüketici (B2C) teslimatı yaptığımız networkümüz ile Avrupa ülkelerine ulaşımda kolaylık sağlamaktayız. Üreticilerimiz adresinden alınan ürün kolaylaştırılmış gümrük prosedürleri sayesinde zaman kaybı olmadan Avrupa ülkelerindeki şahıslara teslim edilebiliyor. Özellikle KOBİ’lerin online pazarlarda satmış oldukları ürünleri ETGB belgesi düzenleyerek ihracatçı konumuna getiriyoruz. Diğer yandan hacimli ürün gruplarında hava kargo maliyetlerine kıyasla çok daha uygun maliyetlerle teslimat yapabildiğimiz için Türkiye’deki ihracatçılarımız Avrupa pazarında rekabetçi bir hale getirmiş durumdayız. Hedefimiz hacimli ürün gruplarında tüm KOBİ’lerimizi ihracat yapabilir hale getirmek. Otomotiv yedek parça, mobilya, endüstriyel ürün grupları gibi aslında ihracatımızın güçlü olduğu sektörlerde mikro ihracat modelinin de yaygınlığının sağlanması yönünde.”
 
ÇÖZÜMLERİNİ YENİ PAZARLARA TAŞIYACAK 
 
Gürkan Gürbüz, DSV ile yaptıkları işbirliği sayesinde Avrupa ülkelerine başlattıkları mikro ihracat çözümlerini, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetleri de dahil ederek genişletmeyi planladıklarını aktardı. Aslında Rusya’nın da hedefledikleri pazarlar içinde yer aldığını ifade eden Gürbüz, ancak mevcut durum nedeniyle bunu bir süre ertelediklerini söyledi. 
Ayrıca başta İngiltere ve Almanya olmak üzere yurt dışı fullfilment depoları ile hizmet verebilen bir yapıya kavuştuklarının altını çizen Gürbüz, “İhracatımızı artıracağını düşündüğümüz, üreticilerimizin satış kanallarını genişletmesine imkân sağlayacak olan platformumuz da kısa süre içerisinde devreye girecek. Bu sayede global pazarda tüm üreticilerimizi kendi markalarıyla kuvvetli bir oyuncu haline getirmeyi de hedeflerimizin içerisine almış durumdayız” dedi. 
 
TRANSİT SÜRELER 12 GÜNÜ GEÇMİYOR 
 
Sundukları hizmetlerde transit sürelerin gerek yük tipine gerekse bölgesel olarak değişkenlik gösterdiğini ifade eden Gürbüz, “Örneğin Almanya’ya gönderilen bir yük, gümrüklerde beklenmedik gecikmeler yaşanmadığı taktirde en geç 12 gün içerisinde tüketicinin konutuna kadar teslim edilebilmekte, ki bu süreler özellikle büyük hacimli dayanıklı tüketim maddeleri için son derece makul bir süre olarak değerlendirilmektedir” dedi. 
Avrupa bölgesine yapılan taşımalarda ihracat ve ithalat alanında yakaladıkları hacimlerin Türkiye’nin genel durumuyla paralellik gösterdiğini ifade eden Gürbüz, özellikle bu dönemde ihracatın öneminin ve hacminin arttığını, doğal olarak lojistik sektöründe de ihracat taşımalarında artış yaşandığını sözlerine ekledi. 
 
ELEKTRİKLİ ARAÇLARA YATIRIM GÜNDEMDE 
 
Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın lojistik sektörüne etkilerini ve şirket olarak çevresel etkilerini azaltmak için yaptıkları çalışmaları da değerlendiren Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gürkan Gürbüz, şunları aktardı: “Horoz Lojistik, çevre politikalarına senelerdir yatırım yapan Fransız Bolloré Logistics firmasıyla 22 senedir ortaklık yapısıyla da çevreye duyarlı çözümleri yakından takip eden ve uygulamaya çalışan bir çizgide oldu hep. Bunlar geçmişte daha çok atık yönetimiyle ve çevre temizliğiyle ilgili önlemlerdi. Ancak günümüzde durum çok daha ciddi. Son yıllarda yeryüzü kaynaklarının hızla yitirilmeye başlandığını, önemli iklim değişikliklerinin yaşandığını, buzullardaki erimelerin insanlık için önemli bir tehdit haline geldiğini, kıtlığın ve bugünden daha geniş ve küresel bir açlık riskinin insanlığı beklemekte olduğunu görüyoruz. Bu tehditler karşısında çevre bilincinin daha da öne çıkması ve şirketlerin de önemli önceliklerinin arasına girmesiyle ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ile de birlikte lojistik sektöründe de yeşil dönüşüm, yeşil lojistik gibi isimler altında bu konu daha ciddi şekilde ele alınır oldu. Horoz Lojistik ve Horoz Bolloré Logistics olarak Türkiye’de atık yönetimini sürdürürken karbon azaltımını da gündemimizin ana maddelerinden biri yaptık. Yurt dışından hava veya denizyoluyla getirdiğimiz ürünlerin müşterilerimize teslimini hibrit araçlarımızla yapıyoruz. Yeşil lojistik çözümlerimiz için Ford hibrit transit kargo araçlarını seçtik. Euro 6,2 emisyon standartlarındaki araçlarla teslimat yapıyoruz. Hedefimizde sıfır emisyon araç yatırımları da var. Çevreyle dost ve daha yeşil lojistik çözümler sunmak temel amacımız.”  
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat