Banner

HAVAŞ depolamadaki talebe kapasite artışıyla cevap verecek!
Havaş, yük taşıma ve antrepo hizmetleri alanında büyümesini sürdürüyor. İstanbul Havalimanı’nda 12 milyon avroluk yatırımla kurdukları tesisle kargo kabul ve teslim alanlarını 10 kat, ısı kontrollü bozulabilir kargo depolama alanlarını 4 kat büyüttüklerini belirten Havaş Antrepo Koordinatörü Turhan YEŞİL, bu yıl için tesiste 2019’a göre yüzde 40’lık bir kapasite artışı öngördüklerini aktardı. YEŞİL, dijitalleşme alanında gündemlerinde giyilebilir teknolojiler olduğunu söyledi. 




HAVASPandemi ve sonrasında yaşanan krizler havacılık sektörünü nasıl etkiledi?  
 
2020 yılı başında yaşanmaya başlayan pandemi kısıtlamaları hepimizin yakından hissettiği şekilde havacılıkta büyük bir krize yol açtı. 2019’a dek gelen kazanımları ve gelişimi gerçekten çok gerilere döndürdü. Neredeyse tüm yolcu uçakları yerde kaldı; havayolları, havalimanı ve terminal işletmeleri, yer hizmetleri kuruluşları, turizm acenteleri ve akla gelebilecek sektörün tüm oyuncuları gelirlerini büyük ölçüde kaybetti. Bununla beraber yatırımları durma noktasına gelen şirketler büyüme planlarını gerçekleştiremedi ve nakit akışı sağlayamayanlar maalesef daha da büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldı.
Önceki dönem krizlerine bakıldığında, bu krizler bölgesel etkilere neden olmuş, takip eden bir yıl içinde şirketlerde toparlanma yaşanabilmişti. Örneğin; 2001’deki 11 Eylül terör saldırıları Kuzey Amerika havacılığında yüzde 25 bir azalışa neden olsa da, bir yılın sonunda aynı seviyeye gelinebilmişti. 2008’deki SARS salgını ise Asya Pasifik Bölgesi havacılığında yüzde 40’a yakın bir düşüşe neden olmuş fakat 6 ay içinde eski seviyeler yakalanabilmişti.
COVID-19 pandemisi ise, başlangıcıyla beraber global havacılıkta yüzde 95’e yakın bir azalışa neden oldu. Bir yılın sonunda ancak yüzde 30 civarı bir toparlanma söz konusu olabildi. 
Bugün IATA verilerine baktığımızda, 2019 yılı seviyelerine gelebilecek bir toparlanmanın 2024-2025 yıllarını bulabileceği öngörülmektedir. Yine global havacılığın bu krizde 100 milyar USD’nin üzerinde bir kaybı olduğu açıklanmaktadır. Bu rakamlar, global havacılığın yaşadığı krizi net olarak ortaya koymaktadır.
 
‘PANDEMİ SÜRECİNİ BAŞARIYLA YÖNETTİK’ 
 
Havaş bu kriz sürecini nasıl yönetti? Nasıl bir yol haritasıyla ilerledi? 
 
Bu krizle beraber aslında sadece Havaş olarak değil, TAV Havalimanları olarak tüm iştiraklerle beraber bir kriz yönetimi sahada uygulandı. Tüm süreçlerde; İnsan Kaynakları, Satın Alma, Yönetim Sistemleri, Satış ve Pazarlama, Finans ve Bütçe kısaca her bir alanda holding altındaki şirketler birbirini destekleyerek ortak hareket etti. 
Havaş özelindeyse ilk olarak İnsan Kaynakları politikamızı ele aldık. Kriz döneminde çalışanlarımızı korumak, yanlarında olabilmek için Holding yönetimimizin de desteği ile hiçbir çalışanımızla yollarımızı ayırmamanın mutluluğunu yaşıyoruz. O dönemde devletimizin de sağladığı destek politikasıyla beraber tüm çalışma arkadaşlarımızla devam ettik. Yine daha önceden planlamış olduğumuz yatırımlarımızı tekrar değerlendirdik ve pandemi döneminde dahi, yatırımlarımızı ihtiyaçlarımıza göre sürdürdük. Tedarikçilerimizle görüşüp hem bizim nakit akışımızı hem de onların ödeme takvimini ortak bir paydada bir araya getirerek her iki tarafın da kazancına olacak şekilde yatırımlarımızı yönettik. Finansallarımızı sürekli kontrol altında tutarak gelirlerimizin tahsili ve giderlerimizin zamanında ödenmesi konusunda nakit akışının, krizin ilerleme durumuna en uygun şekilde entegre olmasını sağladık. 
Tüm bu süreçte, başta da belirttiğim gibi TAV Havalimanları’nın bir iştiraki olarak onlardan da aldığımız önemli destekle, bu dönemi arkadaşlarımızla beraber olabilecek en iyi şekilde yönetmeye çalıştık. 
 
‘HER ÜRÜNE DÜNYA STANDARDINDA HİZMET SUNUYORUZ’ 
 
Taşıma ve depolama alanındaki hizmetlerinizden söz eder misiniz? 
 
Havaş olarak İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya havalimanlarında Geçici Depolama Yeri işletmelerimiz mevcut. Alanlarımızda havayolu ile taşıması yapılan ihracat ve ithalat eşyalarının göndericiden kabulü, depolanması, sevki, alıcıya teslimi gibi süreçleri yerine getiriyoruz. Yine bu Geçici Depolama Yerleri arasında İstanbul’dan tarifeli Gümrüklü Karayolu Taşıması ile müşteri havayollarımıza destek sağlıyoruz. Dört depomuzda da her türlü ürüne hizmet verebilme gayreti ile çalışıyoruz. 
Genel kargo, tehlikeli madde, bozulabilir kargo, canlı hayvan, hızlı kargo, kurye/posta hizmeti gibi tüm ürün çeşitlerine hizmet vermek üzere alanlarımız mevcuttur. Yani bir mektup zarfı büyüklüğündeki gönderinizden, tek parça 15-20 bin kilogram ağırlığa sahip bir makine parçasına, dondurulmuş balık ve gıdadan, çiçek ve tohuma hatta ilaca dek her ürüne dünya standartlarında hizmet sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Müşteri portföyümüz de buna göre büyük bir yelpazeye sahip. Şu an hizmet verdiğimiz değerli müşterilerimizle Türkiye’den dünyanın her bölgesine sevk sağlamaktayız. Amerika, Kanada, Avrupa, Orta Doğu, Uzak Doğu, Afrika, Okyanusya; tüm kıta ve alt kıtalara taşıması yapılan yükler depolarımızdan geçmektedir. Bu çeşitlilik bizi oldukça gururlandırıyor.
Kapasite planlaması, eğer havalimanlarında hizmet vermekteyseniz bir işletme için en önemli kalemlerden biridir. Bu değerli alanları gereğinden fazla planlarsanız yüksek işletme maliyetleri ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Gereğinden düşük planlarsanız da bu sefer kısa sürede tekrar tekrar yatırım maliyetleriyle karşılaşırsınız.
Atatürk Havalimanı’nda fiziki koşulların elverdiği ölçüde Geçici Depolama Yerimizde hizmet vermekteydik. İstanbul Havalimanı ihalesi ve taşınma süreci planlamasının başlaması ile bu konuda önemli adımlar attık. Atatürk Havalimanı’ndaki tesisimizle kıyaslarsak, yaklaşık 3 katı büyüklükte bir alanda yeni tesisimizi kurduk. Açık ve kapalı alan olarak toplamda yaklaşık 20 bin metrekare bir alanda, 12 milyon avroluk bir yatırımla tesisimizi oluşturduk. Kargo kabul ve teslim alanlarını 10 kat, ısı kontrollü bozulabilir kargo depolama alanlarını 4 kat büyüttük. Yıllık yaklaşık 110 bin ton depolama kapasitesine sahip bir tesis oluşturduk. 
Bunun en önemli faydasını da pandemi döneminde gördük. 
Hava kargonun yaklaşık yüzde 65’i yolcu uçaklarında taşınırken, bir anda bu kapasite ortadan kalktı. Diğer taşıma modlarında da yaşanan daralma neticesinde talep hava kargoya yönelince, hava kargo taşımacılığı 2019’un üzerinde rakamlara ulaştı. Artış sağladığımız bu tesis kapasitemizle de rahatlıkla hizmet verebilen pozisyonumuzu koruduk. 
 
Bu yıl için depolama alanında planlarınız neler? 
 
İstanbul Havalimanı’ndaki tesisimizde oluşturduğumuz kapasitenin önemli bir bölümünü kullanıyoruz. Bu kapasite kullanımı pandemiyle beraber yoğun ilgi gören hava kargonun büyümesiyle oldu. 
Ülkemiz ekonomisinin ihracatta yüzde 9 civarında yarattığı ilerleme, bizim de büyüme planlarımızı tekrar gözden geçirmemizi sağladı. Buna göre, büyüme değerleri ve ihracat rakamları sonucu kısa-orta vadede kapasite artırımı ve yatırımı düşünmekteyiz. 2022 yılı içinde bakınca, pandemi öncesi rakamlarını esas alırsak 2019’a göre yaklaşık yüzde 40’lık bir kapasite artışı olacağını öngörüyoruz. Bu artışta belirttiğimiz tüm koşulların büyük etkisi var.
 
‘GÜNDEMDE GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİLER VAR’ 
 
Pandemiyle birlikte havacılık sektöründe dijitalleşme süreci hızlandı. Havaş bu alanda ne tür adımlar attı? Ajandanızda neler var? 
 
Havaş olarak dijitalleşmeye önem veriyor; Yer Hizmetleri, Otobüs Hizmetleri, Kargo ve Antrepo Hizmetleri alanlarımızda dijitalleşmeyi destekleyen anlayışımızı sürdürüyoruz.
Depolarımızda tüm süreçlerimiz barkodlu etiketler ve el terminalleri ile takip edilmektedir. Kargo, kabul edildiği andan itibaren el terminalleri ile her adım sisteme yüklenmekte, adım adım kargonun hareketi görülmekte, gönderici/havayolu/alıcı kargosunun hareketlerinden haberdar olmaktadır.
Özel kargo depolama alanlarımız yine dijital sistemlerle takip edilerek ısı değişimleri, arızalar, giriş-çıkışlar kayıt altına alınıp ilgili kişilere anlık bilgiler mesajla iletilmektedir.
Depolama alanlarımızın tamamı, 4K kamera sistemleri ile kontrol edilmektedir. Bir yıl boyunca kayıtlar saklanarak gerektiğinde yapılan işlemlerin kontrolü sağlanmaktadır.
Hızlı kargo ve kuryelerin ayrıştırılması için “Sorter Sistemi” ile kargoların özelliğine göre paketleri otomatik olarak ayrıştırarak müşteriye ulaştırmaktayız.
Yakın dönemde yurt dışına sevk edilmek üzere getirilen ihracat kargosunun daha sağlıklı kabulü için, Online Araç Randevu Sistemi’ni tesislerimizde kullanmaya başladık. Kargonun hacmine ve özelliğine uygun olarak gönderici firma tarafından sisteme bilgi girişi yapıldıktan sonra uygun tarih/saat aralığı talebine göre randevu oluşturulmaktadır. Bu randevuya göre gelen araç/kargo sıra beklemeden ilgili alana yönlendirilerek boşaltma ve kabul işlemleri yapılıyor. Böylece araç kuyrukları ve bekleme süresi sonucu oluşan zaman kaybının önlenmesini sağlıyoruz. Kargo bilgileri ile optimum kaynak planlama kolaylığı sağlanarak kabul alanının iş kazası gibi risklerden olabildiğince arındırılması hedeflerimizden biridir.
Önümüzdeki dönemlerde de benzer dijitalleşme çalışmalarını sürdürme amacındayız. Dijital olarak giyilebilir teknolojileri kullanarak depo sayım/stok kontrol gibi süreçleri test etmek istiyoruz. Ekipman/personel takip teknolojileri ile iş gücü planlamasını sağlıklı yapmayı, depo içinde gereksiz uzun hareketleri azaltmayı, konuma yakın ekipman-personel yönlendirme gibi kazanımları düşünüyoruz. Dünyada ve ülkemizde bu güzel örnekleri olabildiğince takip ediyoruz.
 
Havaş’ın Türkiye ve dünyadaki hedefleri neler? 
 
Türkiye'de 30 havalimanında faaliyet gösteren şirketimiz, yurt dışında Riga ve Zagreb havalimanlarında da yer hizmetleri sağlıyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya havalimanlarında Geçici Depolama Hizmeti ve İstanbul’dan bu alanlarımıza Gümrüklü Taşımacılık hizmetleri veriyoruz.  Ülkemizin Sivil Havacılık Politikası gereği doğan ihtiyaçları karşılamak için yeni yapılacak, düzenlenecek ve iş kolu geliştirilecek her havalimanında bulunmak üzere çalışıyoruz. Mevcut havalimanlarındaki hizmet kalitemizi sürdürmek, dünya standartlarının üzerine çıkarmak önem verdiğimiz hedeflerimizden. Bu hedefimizi yatırımlarımız ve yeni projelerimizle yeni lokasyonlarda da gerçekleştireceğiz.
 
TAV 2030'DA KARBON-NÖTR OLACAK
 
AB Yeşil Mutabakatı ile, karbon salınımını azaltma ve sürdürülebilirliğin şirket ajandalarındaki yeri daha da önem kazandı. Havaş’ın bu alandaki stratejisi hakkında da bilgi veren Havaş Antrepo Koordinatörü Turhan YEŞİL, şunları aktardı: “Bu konuda iştiraki olduğumuz TAV Havalimanları ile hareket etmekteyiz. Bilindiği gibi TAV Havalimanları, işlettiği havalimanlarının 2030 yılına kadar karbon-nötr olmasını hedeflemektedir. Havaş olarak biz de bu konuda aynı kararlılık ve destekle süreçlerimizi yönetmeye çalışıyoruz. Bu nedenle depolarımızdaki araçlar, fosil yakıt salınımı yapmayan elektrikli araçlardır. İstanbul Havalimanı tesisimiz, açılışından itibaren LEED sertifikasına sahip olup ‘Silver Category’ olarak belgelendirildi. Enerji tasarrufu ve çevreye uyum konularında gerekli düzenlemeler şirketimiz tarafından sürekli takip ediliyor. Bunun yanı sıra, tesislerimizdeki tüm atıkları ayrıştırmak üzere devamlı çalışıyoruz. Ayrıştırılan atıklar, ilgili atık toplama ve dönüştürme kuruluşlarına teslim ediliyor. Personelimiz dönemsel olarak sürdürülebilirlik ve atık yönetimi konularında bilinçlendirme eğitimleri almakta, şirketimiz tarafından sıklıkla yapılan duyurularla bu eğitimler desteklenmektedir. Benzer süreçleri her dönem takip ederek Yönetim Sistemleri Müdürlüğü’müzle beraber gerekliliklerin yerine getirilmesi için çabamız sürecektir.” 
 
 
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat