Arkas Line karbon salınımını yüzde 24 azalttı
IMO tarafından bu yıl yürürlüğe giren uluslararası düzenlemeler dünya denizcilik sektörünü harekete geçirirken Arkas Line sürdürülebilirlik konusunda yıllardır yürüttüğü çalışmaların meyvesini topluyor. Düşük kükürtlü yakıttan hız optimizasyonuna, yakıt tasarruflu gemilere geçilmesinden uygun rota seçimine kadar tüm süreçlerde yapılan değişimlerle 2011 yılından bu yana karbondioksit emisyonlarında yüzde 24 düşüş sağladı. 2020 hedefi ise yüzde 25.




arkas_lineKüresel iklim değişikliğinin tehlikeli boyutlara varması, bir yandan doğal kaynakların korunmasını mecburi kılarken, diğer yandan sürdürülebilir kalkınmanın gerekliliğine işaret ederken  sürdürülebilirlik kavramını “Şimdiki ihtiyaçların, gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılamayı tehlikeye sokmaması” olarak tanımlayan Arkas Line, iş süreçlerini yıllardır çevre faktörünü göz önüne alarak ve uzun vadeli hedefler koyarak geliştiriyor.
Bu bağlamda sürdürülebilirlik performansının Ecovadis tarafından gümüş madalya  ile taçlandırılması bundan sonraki süreçte atacağı  adımları daha güçlü kılıyor.
Küresel tedarik zincirleri için dünyanın en güvenilir iş sürdürülebilirlik derecelendirme kuruluşu olan EcoVadis’in de 2017 senesinden beri aktif üyelerinden biridir.
Ecovadis tarafından hazırlanan,  Arkas Line’a gümüş madalya getirdi. Çevre, Çalışan hakları, Etik ve Sürdürülebilirlik olmak üzere dört ana başlıktan ve bunların altında 21 kriterden oluşan CSR (Kurumsal Sosyal Sorumluluk) değerlendirmesine göre 2017 yılından beri aktif Ecovadis üyesi olan Arkas Line, 2019 CSR derecelendirmesini göre Gümüş Madalya’ya sahiptir. oldu.

2020’de Karbondioksit Emisyonlarını Yüzde 25 Azaltacak

Ölçüm, değerlendirme ve raporlama yoluyla konteyner taşımacılığında çevresel performans iyileştirmesine yönelik çalışmalar yapan ve dünya konteyner taşımacılığının yüzde 84’ünü temsil eden 22 armatörü temsil eden CCWG’a (CLEAN CARGO WORKING GROUP) üye olan Arkas Line, grubun Türkiye’deki ilk ve tek üyesi olarak öne çıkıyor. Arkas Line bu kapsamda mevcut operasyonlarını tekrar değerlendirerek, yakıt tüketimi ve buna bağlı olarak karbon ve kükürt emisyonlarını azaltmak için yeni projeler geliştirmeye devam ediyor.
Öte yandan 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Yönetmeliği kuralları ise Arkas’ın 6 yakıt tankeri ve 52 konteyner gemisinden oluşan filosu için Arkas Deniz Filosu bir Gemi Enerji Verimliliği Yönetim Planı oluşturmasına kaynak oldu.
Tüm bu hedefler çerçevesinde 2011 yılından beri gemilerinde de trim ve balastı optimize eden, düşük kükürtlü yakıt temin eden, tekne tabanlarını ve pervaneleri belirli aralıklarla temizleyen, SPOS uygulaması kullanarak en uygun rota seçimleri yapan ve Shipping Explorer programı ile hız optimizasyonunu sağlayan Arkas Line bu sayede 2019 yılı itibariyle (2011 referans yılı olmak üzere) karbondioksit emisyonlarında yüzde 23,51 azalma sağladı. Arkas Line’ın 2020 hedefi ise yüzde 25 olarak belirlendi.

Yeni Yakıt ve Yeni Nesil Gemilerle Çevre Dostu Taşımacılık

İşletilen tüm gemilerde IFO 380 yerine Düşük Sülfürlü Fuel oil kullanımına başlayan Arkas Line filosuna kattığı dört yeni yeni nesil eko-tasarım gemi ile de hem yatırımlarında hem de regülasyonlar kapsamında çevreye duyarlı süreçler yürütüyor. Yeni nesil eko-tasarım gemiler, makine özellikleri, tekne tasarımı (pervane ve dümen sistemleri) sayesinde çok fazla enerji tasarrufu yapabilen gemiler olarak dikkat çekiyor. MAN G tipi motorla donatılmış gemiler, önceki nesil gemilere göre yüzde 25'e varan yakıt tasarrufu sağlayarak çevreye zararlı gazların salınmasını en aza indirirken geniş gövde yapısının sağladığı güçlü stabilite değerleri yük kapasitesinin artmasını ve balast suyu taşıma ihtiyacının ise azalmasını sağlıyor.

Mini Chip İle Yüzde 10 Daha Az Yakıt Tüketimi

Küresel Sera Gazı (GHG) emisyonlarının yüzde 3.3'ünden sorumlu olan deniz yolu taşımacılığında karbon ayak izini en aza indirmek üzere sanayi-akademi iş birliğine imza atan Arkas Line, PROMATECH Denizcilik Teknolojileri ve Londra’daki Brunel Üniversitesi ile birlikte Eylül 2013’te başlattığı “Mini- Chip” projesi dört yıllık sürecin ardından başarıyla tamamlandı.
Nakliye operasyonlarının kalitesinden ödün vermeksizin yakıt tüketimini düşürmek, karbon ayak izini en aza indirgemek ve maliyetleri azaltmak üzere yük taşıyıcıları için yenilikçi bir Karar Destek Sistemi sunan Mini-Chip, simülasyon kurgusu olarak dikkat çekiyor. Farklı gemi hızları ve portföyleri için yakıt maliyetinin yanı sıra yük müşterileri ile yapılan Hizmet Düzeyi Anlaşmalarını (SLA) da analiz eden Karar Destek Sistemi (DSS) olan Mini-Chip, yolculuk denetleyicilerinin gemileri için en iyi hızın ne olduğuna karar vermesini, böylece yakıt maliyetlerini en aza indirerek tüm anlaşma şartlarını karşılayabilmelerini sağlıyor. Yapılan testler sonucunda, doğru yakıt ve yakıt ikmali kararlarının toplam yakıt tüketimini yüzde 5 ile yüzde 10 oranında azalttığı gözlemlendi. Böylece indirgenmiş yakıt maliyeti ile doğrudan bağlantılı olan karbon emisyonunun azaltılmasına da imkan sağlandı. Avrupa Birliği Mini-Chip projesini bir başarı öyküsü olarak nitelendirilip, yayın organlarından  biri olan CORDIS/Community Research and Development Information Service  web sitesinde   projenin sonuçlarıyla ilgili İngilizce, İspanyolca, Almanca, İtalyanca, Fransızca ve Lehçe  olmak üzere  6 dile çevrilmiş bir makale  yayınladı.

IMO Regülasyonlarında Neler Var?

Birleşmiş Milletler’in denizcilik teşkilatı ve uluslararası denizcilik için düzenleyici otorite olan IMO’nun (International Maritime Organization) 2020 yılında yürürlüğe giren uluslararası düzenlemeleri ise dünya denizciliğinde oyunu yeniden kuracak nitelikte. Düzenlemeler, gemilerde kullanılacak yakıtların sülfür oranlarının daha düşük olmasını zorunlu hale getiriyor. Bu regülasyonlara göre IMO, MARPOL sözleşmesine uygun olarak gemilerde kullanılan akaryakıtta sülfür içeriğini  yüzde 3,5'ten yüzde 0,5'e düşürüyor. Diğer yandan IMO Deniz Çevre Koruma Komitesi (MEPC) ise 2018 yılında aldığı kararla IMO, uluslararası ticaretle uğraşan gemilerden sera gazı (GHG) emisyonlarını azaltmak için gemilerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 2050 yılında 2008’e göre en az yüzde 50 azaltmayı hedeflerken, bu yüzyılın sonunda CO2 emisyonlarını tamamen sıfırlamayı hedefliyor.






SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz