e

Türkiye’yi demiryolu ile yeşil ve stratejik bir lojistik üssü yapıyoruz
Demiryolu yük taşımacılığında 2025’te 25,3 milyon tona ulaştıklarını belirten TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Yalçın, Orta Koridor’dan Marmaray’a, liman bağlantılarından dijitalleşmeye kadar süren yatırımlarla Türkiye’yi bölgesel ve küresel ticarette “yeşil bir köprü” haline getirmeyi amaçladıklarını vurguladı.




tcddSorularımızı cevaplandıran TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Yalçın, 2025’in planlı ve istikrarlı çalışmaların somut sonuçlarını aldıkları bir yıl olduğunu söyledi. Yalçın, 2025’te toplam 25,3 milyon ton yük taşıdıklarını aktarırken, bölgesel iş birlikleri ve paydaşlarla bu rakamları daha da artırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Türkiye’nin jeostratejik konumu ve demiryolu omurgasına sahip ulaştırma projeleri sayesinde bölgesel bir lojistik merkez olma yolunda kararlılıkla ilerlediğini belirten Yalçın, 2030 perspektifinde BTK hattının kapasitesinin artırılmasının, yeni destinasyonlara açılmasının ve Kalkınma Yolu Projesi ile Zengezur Koridoru’na entegrasyonun öncelikli hedefler arasında olduğunu vurguladı.
Demiryolu yük taşımacılığının Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki doğal köprü konumunu modern teknolojilerle birleştirerek ülkeyi küresel ekonominin vazgeçilmez bir paydaşı hâline getirdiğini aktaran Yalçın, dijital gümrük süreçleri ve uluslararası iş birlikleriyle desteklenen altyapının Türkiye’nin lojistik gücünü geleceğe taşıdığını da sözlerine ekledi.
 
2026 YÜK HEDEFİ 25,5 MİLYON TON
TCDD Taşımacılık olarak son yıllarda demiryolu yük taşımacılığında ulaşılan tonaj ne seviyededir? 2025 ve 2026 için öngörülen hedefler nelerdir?
Demiryolu yük taşımacılığı, ülkemizin ulaştırma ve lojistik politikaları içinde giderek daha stratejik bir konuma yerleşmektedir. Bu çerçevede 2025 yılı, planlı ve istikrarlı çalışmalarımızın somut sonuçlarını aldığımız verimli bir yıl olmuştur.
TCDD Taşımacılık olarak 2025 yılında 22,1 milyon tonu yurt içi, 3,2 milyon tonu yurt dışı olmak üzere toplam 25,3 milyon ton yük taşıması gerçekleştirdik. Paydaşlarımızla ve bölgesel iş birlikleriyle bu rakamları daha da artırmayı hedefliyoruz. Demiryolunun yük taşımacılığındaki payının artması; üretimin, ihracatın ve küresel ticaretteki rekabet gücümüzün desteklenmesi anlamına geliyor.
2026 yılı için hedefimiz ise 22,1 milyon ton yurt içi, 3,4 milyon ton yurt dışı olmak üzere toplam 25,5 milyon ton yük taşımaktır.
 
Türkiye, Orta Koridor başta olmak üzere uluslararası lojistik koridorlarda giderek daha fazla rol üstleniyor. Demiryolu yük taşımacılığı bu koridorlarda Türkiye’ye nasıl bir stratejik avantaj sağlıyor?
Türkiye, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı ve 55 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğe sahip 67 ülkeye erişim sağlayabilen, kıtaları buluşturan stratejik bir konumda yer alıyor. Bu avantaj, küresel ticaretin değişen ihtiyaçlarına verdiğimiz planlı ve uzun vadeli politikalarla her geçen gün daha da güçleniyor.
Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan üç ana güzergâhtan biri olan ve Orta Koridor olarak adlandırılan Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergâhı üzerinde Türkiye kilit bir konuma sahiptir. Kuzey Koridoru’na kıyasla daha hızlı, daha ekonomik ve daha güvenli bir alternatif sunan Orta Koridor’un küresel ticaretteki önemi giderek artmaktadır.
Bu hattın ana bileşenlerinden biri olan Bakü–Tiflis–Kars (BTK) Demiryolu Hattı üzerinden, Kuzey Koridoru’nda yaklaşık 20 günü, Güney Koridoru’nda ise denizyoluyla 60–90 günü bulan taşıma sürelerini 10–15 gün seviyelerine indiriyoruz. Orta vadede bu süreyi 10 güne düşürmeyi, uzun vadede ise bu güzergâhta yılda 1.500 blok tren işletmeyi hedefliyoruz.
BTK hattı üzerinden Çin’den gelen yükleri, Marmaray geçişi sayesinde Avrupa’ya kesintisiz ulaştırıyoruz. Bu taşımalar için Marmaray’da 24 saat kesintisiz geçiş imkânı sağlıyor; trenlerin Kars’tan Kapıkule’ye kadar duraksız ilerleyebilmesi için gerekli tüm operasyonel ve teknik tedbirleri alıyoruz.
Ayrıca 2025 yılı Mayıs ayında devreye aldığımız Bandırma–Tekirdağ Tren Feribot Hattı ile Marmaray’dan geçişine izin verilmeyen yüklerin Asya–Avrupa arasında taşınmasını mümkün hale getirdik.
Özellikle Avrupa Birliği pazarında “Yeşil Lojistik” artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Demiryolunun karayoluna kıyasla çok daha düşük karbon emisyonu sunması, Türkiye’nin transit taşımacılıktaki cazibesini artırmaktadır. 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı doğrultusunda araç filomuzu çevreci, yeni nesil lokomotiflerle yeniliyor; hatlarımızı kademeli olarak elektrikli hale getiriyoruz. Bu yaklaşım, Türkiye’yi yalnızca bir ulaşım güzergâhı değil, aynı zamanda “yeşil bir ticaret köprüsü” konumuna taşımaktadır.
 
YATIRIMLAR YÜK TAŞIMACILIĞINDA STRATEJİK AVANTAJ SAĞLIYOR
2026 yılı ulaştırma yatırımlarında demiryolunun payının yüzde 50’nin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu kaynak artışı, yük taşımacılığına hangi somut projelerle yansıyacak?
Demiryolu taşımacılığı, özellikle yük taşımacılığında diğer ulaşım modlarına kıyasla önemli avantajlar sunmaktadır. Bu avantajların sürdürülebilmesi için altyapının güçlendirilmesi, araç filosunun yenilenmesi ve hizmet kalitesinin artırılması büyük önem taşıyor.
2003 yılından bu yana uygulanan öncelikli demiryolu politikaları sayesinde altyapıdan işletmeciliğe kadar pek çok alanda önemli ilerlemeler kaydedildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın 2053 hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında 4.158 kilometrelik hatta yapım çalışmaları devam ederken, 2028 yılına kadar demiryolu ağımızın 17.287 kilometreye çıkarılması planlanıyor.
Bu süreçte lojistik merkez sayımızın 12’den 25’e yükseltilmesi, mevcut hatların modernizasyonu ile elektrikli ve sinyalli hat oranının artırılması hedeflenmektedir. Yerli ve millî imkânlarla üretilen konteyner vagonları, tank taşıma vagonları ile yangın ve acil müdahale trenleri; hem sivil taşımacılık hem de ülke savunması açısından önemli bir kapasite artışı sağlamaktadır.
Bu kapsamda 2025 yılında TÜRASAŞ’tan 16 adet E5000 Millî Elektrikli Lokomotif ile 100’ü askerî tank taşıma olmak üzere toplam 673 adet yük vagonunu teslim aldık. Yük taşımacılığı açısından kritik öneme sahip yeni hatların inşası da eş zamanlı olarak sürmektedir.
 
Demiryolu yük taşımacılığında liman bağlantıları ve lojistik merkezlerin rolü giderek artıyor. TCDD Taşımacılık bu entegrasyonu güçlendirmek adına nasıl bir yol haritası izliyor?
Ülkemizde bulunan 192 liman ve iskelenin 23’ünde demiryolu bağlantılı yük taşımacılığı gerçekleştirilmektedir. Bu limanlardan 2025 yılında yaklaşık 4,8 milyon ton yük taşınmış olup, bu miktar toplam taşımalarımızın yüzde 19’una karşılık gelmektedir.
Ayrıca demiryolu bağlantılı 12 lojistik merkezimiz aktif olarak hizmet vermektedir. 2025 yılında bu merkezler üzerinden yaklaşık 5,3 milyon ton yük taşınmış ve bu da toplam taşımalarımızın yüzde 21’ini oluşturmuştur.
Bu veriler, liman–demiryolu–lojistik merkez entegrasyonunun önemini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle çok modlu taşımacılık yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
 
DİJİTALLEŞME VE AKILLI TAŞIMACILIK İLE OPERASYONEL VERİMLİLİK
Dijitalleşme ve operasyonel verimlilik, yük taşımacılığında rekabet gücünü belirleyen unsurlar haline geldi. TCDD Taşımacılık bu alanda hangi teknolojik yatırımları hayata geçiriyor?
Yük taşımacılığında etkin planlama, operasyonel verimlilik ve paydaşlarla güçlü koordinasyon, dijital çözümlerle mümkün hale gelmektedir. Bu anlayışla yük taşımacılığının tüm aşamalarını kapsayan entegre teknolojik yatırımları hayata geçiriyoruz.
Eylül 2025’te Halkalı Lojistik Sahası’nda devreye aldığımız Lojistik Terminal Yönetim Sistemi (LTYS) ile konteyner giriş-çıkış, bekleme ve elleçleme süreçleri dijital ortamda yönetilmektedir. Bu sistemi diğer lojistik sahalarımıza da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.
Kurumsal Kaynak Yönetim Sistemi, Kombine Taşımacılık Yönetim Sistemi (KTYS) ve Müşteri Taşıma/Talep Yönetim Sistemi (MTYS) sayesinde yük siparişleri, konteyner hareketleri ve müşteri talepleri uçtan uca dijital olarak yönetilmektedir. 
Araç Konum Sorgulama Sistemi ile tüm vagon ve lokomotifler anlık olarak izlenebilmekte; bu da operasyonel kontrolü ve hizmet kalitesini artırmaktadır.
Önümüzdeki dönemde büyük veri analitiği ve yapay zekâ destekli uygulamalar ile kestirimci bakım, yük optimizasyonu, risk analizi ve müşteri memnuniyeti alanlarında akıllı taşımacılık çözümleri sunmayı hedefliyoruz. 
Ayrıca ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgelendirme sürecimizi tamamlamak üzereyiz. Amacımız, kurumsal ve sürdürülebilir bir hizmet yapısını kalıcı hale getirmektir.
TCDD Taşımacılık olarak müşteri taleplerini ve memnuniyetini gözeten, iş akışındaki riskleri/aksaklıkları öngörebilen, her anlamda hizmet kalitesini yükselten bir Şirket olmayı hedefliyoruz.
 
2030 perspektifinden bakıldığında, Türkiye’nin demiryolu yük taşımacılığında bölgesel bir merkez olma hedefi bulunuyor mu? Bu vizyonda TCDD Taşımacılık nasıl bir rol üstlenecek?
Türkiye, jeostratejik konumu ve omurgası demiryolu olan ulaştırma projeleriyle bölgesel bir lojistik merkez olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çin’den Avrupa’ya, Orta Doğu’ya ve Afrika’ya uzanan Orta Koridor’un kilit aktörlerinden biri olarak bu süreçte önemli bir sorumluluk üstleniyoruz.
BTK hattı üzerinden yıllık yaklaşık 500 bin ton yük taşımacılığı gerçekleştiriyoruz. 9 Temmuz 2025’te Çin’den hareket eden ilk trenle Çin–Avrupa arasında düzenli demiryolu yük taşımacılığı fiilen başlamış olup, bugüne kadar toplam 12 tren Türkiye ve Avrupa’daki varış noktalarına başarıyla ulaşmıştır.
2030 perspektifinde BTK hattının kapasitesinin artırılması, yeni destinasyonlarla genişletilmesi, Kalkınma Yolu Projesi ve Zengezur Koridoru ile entegrasyon temel önceliklerimiz arasında yer almaktadır.
Demiryolu yük taşımacılığı; Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki doğal köprü konumunu, modern teknolojilerle birleştirerek ülkemizi küresel ekonominin vazgeçilmez bir paydaşı haline getiriyor. Dijital gümrük süreçleri ve uluslararası iş birlikleriyle desteklediğimiz bu altyapı, Türkiye’nin lojistik gücünü geleceğin dünyasına taşıyor.
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat