2023'de başarıyı demiryolunda serbestleşme getirecek

Demiryolu sektör temsilcileri eğitim ve bilgilendirme kuruluşu RAYTEST tarafından düzenlenen “Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi ve Etkileri Eğitimi”nde buluştu. İki gün süren etkinlikte yapılan tartışmalarda, 2023 yılı için ortaya konulan hedeflere ulaşılabilmesi için demiryollarında serbestleşmenin kaçınılmaz olduğu ve serbestleşmenin önünü açacak yasanın biran önce çıkarılması yönünde görüş birliği sağlandı.





demiyolu_temsilcileri.jpg

Özel sektör girişimcilerinin demiryolu altyapısına erişiminin önündeki yasal engelleri kaldıracak olan “Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun Taslağı”nın  01 Ekim 2012 tarihinde başlayacak Yasama Yılı döneminde TBMM Genel Kurulu’nda kanunlaşarak çıkması bekleniyor. TCDD Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı (TCDD Vakfı), Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD) ve Raylı Ulaşım Sistemleri Derneği’nin (RAYDER)  iştirakçisi olduğu eğitim ve belgelendirme kuruluşu RAYTEST, 7- 8 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenlediği “Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi ve Etkileri Eğitimi” ile sektör temsilcilerini Kanun Taslağı ve serbestleşme süreci hakkında bilgilendirdi. TCDD Fenerbahçe Eğitim Tesisleri’nde yapılan etkinliğe TCDD ve DTD yetkilerinin yanı sıra sektör temsilcileri katıldı. İki gün süren etkinlikte yapılan tartışmalar sonucunda, Türkiye’nin 2023 yılı için hem ihracat hem de lojistikte önüne koyduğu hedefleri yakalayabilmesi için taşıma modları arasında önemli bir aktör olan demiryolunda serbestleşmenin kaçınılmaz olduğu vurgulandı.

 

Demiryolu devlet politikası  haline getirildi

Etkinliğinin ilk günündeki oturumda konuşan TCDD Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı İsa Apaydın,  demiryolu sektörüne yönelik son yıllarda gerçekleştirilen yatırımlar ve hayata geçirilen projeler hakkında bilgi verdi.

Yarım asırlık ihmalin ardından, son 10 yıllık dönemde Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi demiryollarının yeniden devlet politikası olarak ele alındığını vurgulayan Apaydın, buna paralel olarak sektörde bir seferberlik başlatıldığını söyledi. Bunun en önemli göstergesinin 2003 yılında 483 milyon TL olan demiryolu yatırımının 2012 yılında 14,5 kat artarak 7 milyar TL’ye çıkarılması olduğunun atını çizen Apaydın şunları aktardı: “2003 yılından itibaren ulaştırma sistemi içerisinde demiryoluna yatırımlar açısından öncelik verilmesi sonucu 2003–2011 döneminde 1.085 km yeni demiryolu yapıldı. Böylece, 1950 yılından 2003 yılına kadar yılda 16 km olan yol yapımı, 2004- 2011 döneminde yılda 135 km’ye çıkarıldı. Son 10 yılda 1.085 km yeni yol yapıldı. 2023 yılına kadar 10 bin km yüksek hızlı tren hattı (888 km’si yapıldı) ve 4 bin km konvansiyonel hat yapılması planlanıyor. 2003-2012 yılları arasında demiryolu sektöründe yüksek hızlı ve konvansiyonel yol yapımının yanı sıra, Cumhuriyet öncesi ve sonrasında yapılan demiryollarının yarıdan fazlası yenilendi. Yol yenilemelerinde bakım ve onarım ekiplerimizin günlük yol bakım ve kontrollerini daha etkin ve verimli sürdürebilmesi için bu dönemde teknolojinin son imkanları kullanılarak yeni yol bakım onarım makineleri temin edildi.”

 

Yerli sanayi oluşturuldu

Mevcut demiryollarının sinyalizasyon ve elektrifikasyon projeleriyle güçlendirildiğini belirten Apaydın, bu kapsamda Boğazköprü-Ulukışla-Yenice-Mersin, Adana-Toprakkale, Irmak-Karabük-Zonguldak, Pehlivanköy-Uzunköprü-Hudut, Tekirdağ-Muratlı, Bandırma-Balıkesir-Manisa-Menemen, Eskişehir-Kütahya-Balıkesir, Cumaovası-Tepeköy olmak üzere bir çok hat kesiminde sinyalizasyon ve elektrifikasyon projelerinin inşaat çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Apaydın, yakın bir süreçte ise Kayaş-Irmak-Kırıkkale-Çetinkaya, Kayseri- Boğazköprü- Ulukışla- Yenice hatlarının sinyalizasyon ve elektrifikasyon inşaatlarına başlanacağını vurguladı. Teknik ömrünü tamamlamış araç filosunun neredeyse tamamının yenilendiğini ve yerli fabrikalarda üretimine öncelik verildiğinin altını çizen Apaydın, “2002-2012 yılları arasında 12 adet yüksek hızlı tren seti, 32 adet banliyö tren seti, 12 adet dmu tren seti, 89 adet dizel elektrikli tren seti ve 4 adet de yerli DMU tren seti imal edildi” diye konuştu.

Apaydın, kombine yük taşımacılığının gereklerinden olan 19 adet lojistik merkez projelerinin yapımına başlanarak, bir kısmının faaliyete geçtiğini vurgulayarak, “Samsun, Uşak, Halkalı Lojistik Merkezleri işletmeye alınmış olup, Denizli-İzmit-Eskişehir ve Kayserinin birinci etapları tamamlandı. Eskişehir 2. Etabın işleri ile Erzurum 1. Etap ve Balıkesir’in tamamının inşaat işlerine başlanılarak diğer lojistik merkezlerle ilgili çalışmalar devam etmektedir. Tarihi öneme sahip gar ve istasyonlarımız kent yaşamının cazibe merkezi haline gelebilmesi için kimliğine uygun bir şekilde modernize edilerek yenilenmektedir” dedi.
 

Serbestleşme sektöre yeni kapılar açacak

Etkinliğin ikinci oturumunda konuşan TCDD Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kurt ise serbestleşme süreci hakkında bilgi verdi. Sektör temsilcilerinin, 2023 hedeflerine ulaşılabilmesi için demiryollarının serbestleşmesinin son derce önemli olduğu yönünde görüş birliğinde olduğunu vurgulayan Kurt, bunun Türkiye’deki refah seviyesinin yükseltilmesine de büyük bir katkı sunacağını söyledi.

Hazırlanan raporlar ve çıkartılan yol haritası ışığında sektörde serbestleşme sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı hususlar olduğunu d a belirten Kurt, “Öncelikle serbestleşmenin önünü açacak yasanın biran önce çıkarılması gerekiyor. Yasanın 2012 yılı sonuna kadar çıkmasını bekliyoruz. TCDD'nin veya yerine kurulacak kurumun, serbest rekabet ortamına uygun, ekonomik kural ve ilkelerin hakim olduğu bir yapıda olmasının sağlanması çok önemli” dedi.  

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nda çok ciddi bir yeniden yapılanma süreci başlatıldığını hatırlatan Kurt, bakanlık çatısı altında kurulan Demiryolu Düzenleme Kurulu Genel Müdürlüğü mesleki yeterlilik konularında lisans ve sertifika vererek demiryolunun önünü açacağını söyledi. Kurt, serbestleşme sürecinin iyi organize edilip ve hedefler doğrultusunda ilerlediği takdirde, hem Türkiye hem de demiryolu sektörü açısından önemli kapılar açacağını ve Türkiye’yi bir lojistik üs konumuna getireceğini sözlerine ekledi.

 

RAYTEST sektörün standartlarının belirlenmesinde rol oynayacak

TCDD Vakfı Genel Müdürü Yavuz Kıran ise, tüm sektörlerde kalifiye eleman ihtiyacının hızla arttığını söyledi. Çalışan/çalıştırılan personelin,  uluslararası tanınabilirliği olan  “Personel Belgelendirme Kuruluşlarınca” sertifikalandırılmasının önem arz ettiğini vurgulayan Kıran, şunları aktardı: “Demiryolu ulaştırmasının serbestleştirilmesi ile ilgili kanunun bu yılın sonuna kadar çıkacağını da dikkate aldığımızda, kamu ve özel şirketlerin akredite edilmiş RAYTEST’ten sertifikalı insan kaynaklarına ihtiyacı olacaktır. RAYTEST olarak önümüzdeki dönemde demiryolu sektörü ile ilgili her mesleğin standardının ve yeterliliğinin belirlenmesinde, eğitiminde ve belgelendirilmesinde önemli görevler yapacağız. Türk demiryolu sektörüne, kaliteli ve belgeli insan kaynağı temininde ve sektörün verimliliğinin ve rekabet gücünün artmasına önemli katkılar yapacağız. Bu şirketin amacı; özel eğitim, belgelendirme, danışmanlık, araştırma, test ve laboratuvar hizmetleri yapmak olacaktır. Türkiye demiryolu ulaştırma sektörünün gelişmesine çok önemli katkıları olacak RAYTEST, demiryolu sektöründe “Personel Belgelendirme Kuruluşu” olmak için Türkiye Akreditasyon Kurumu’na müracaat etti. Kısa süre içinde akredite olan bir kuruluş durumuna gelecektir. Eğitime katılacakların dikkatle dinlemelerini öneriyorum. Çünkü bugün ve bundan sonra alınacak formal ve informal tüm eğitimler, ileride bir mesleği yapmak için zorunluluk haline gelecek akredite sertifika alınmasında yapılacak test ve sınavlarda önemli katkıları olacaktır. Bu vesile ile bugün başlayacak eğitimin ve devamı olacak tüm eğitimlerin sektöre yararlar getirmesini temenni ediyorum.”

 

 

 

 

 

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz