e
Banner


Muratbey, soğuk zincir lojistiğinde oluşturduğu iş hacmiyle sektöre değer katıyor
Günlük 700 ton süt işleme kapasitesiyle faaliyet gösteren Muratbey, Türkiye genelinde 50 bini aşkın satış noktasına ve 5 kıtadaki pazarlara ulaşan sevkiyat ağıyla lojistik sektörünün önemli iş ortaklarından biri konumunda. Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Necmi Erol, lojistiği yalnızca bir taşıma faaliyeti olarak değil, ürün kalitesini ve ihracat başarısını doğrudan etkileyen stratejik bir unsur olarak gördüklerini belirterek, soğuk zincir odaklı operasyonlarla küresel büyümelerini desteklediklerini ifade etti.




muratbeyGünlük süt işleme kapasiteniz, yıllık ürün hareketiniz, ihracat yaptığınız ülke sayısı ve dağıtım ağınıza ilişkin güncel verileri paylaşabilir misiniz?
 
35 bin metrekare kapalı alana sahip üretim tesisimiz, yaklaşık 400 çalışanımız ve günlük 700 ton süt işleme kapasitemizle Türkiye genelinde 50 bini aşkın satış noktasına, dünya çapında ise 5 kıtaya ulaşıyoruz. 2008 yılında yurt dışına açılan Muratbey, bugün 60’a yakın ülkede tescilli olup 300’ün üzerinde ürün çeşidiyle birçok pazara ihracat yapmaktadır. T.C. Ticaret Bakanlığı TURQUALITY® programı üyesi olan Muratbey, global rekabet gücünü artırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir. Ağırlıklı olarak Avrupa ve Orta Doğu’ya ihracat yapmakta; Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE, Irak, İngiltere, ABD, Kore ve Türk Cumhuriyetleri gibi birçok pazarda faaliyet göstermektedir. 2021’de Çin’e ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak Uzak Doğu’daki varlığımızı genişletiyor, Kore ve Japonya ile bu pazardaki büyümemizi sürdürüyoruz. Son üç yılda ihracatın üretim içindeki payı ortalama seviyesindedir, önümüzdeki dönem bu oranı %20’ye çıkarmayı hedefliyoruz.
 
ÇİFTLİKTEN SOFRAYA KESİNTİSİZ SOĞUK ZİNCİR
Süt ve süt ürünlerinde ürün kalitesinin korunmasında soğuk zincir kritik önem taşıyor. Çiftlikten üretime, depolamadan nihai teslimata kadar uzanan süreçte sıcaklık kontrolü ve ürün güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz?
 
Süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösterdiğimiz için ürünlerimizin yüksek hassasiyetle sofralara ulaşması gerekiyor. Üretimden tüketime tüm süreçlerde lojistik kritik rol oynuyor. Bu kategoride en önemli konu soğuk zincirin kırılmaması; üretim tesisinden depolamaya, taşımadan satış noktalarındaki dolaplara kadar tüm aşamalarda +2/+4 derece sıcaklığın korunması gerekiyor. Koku ve ışık gibi faktörler de ürün güvenliği açısından dikkatle yönetiliyor. İşimizin en kritik unsurlarından biri ise hammaddemiz olan sütün lojistiği. Entegre sistemimizle süt, toplama aşamasından itibaren soğuk zincir korunarak tesislerimize ulaştırılıyor ve tüm süreç kalite, gıda güvenliği ve verimlilik üzerine kuruluyor. Sütlerimizi denetlenen çiftlik ve kooperatiflerden temin ediyor, özel soğutuculu tankerlerle hızlı şekilde fabrikamıza taşıyoruz. Sahada yapılan ön testlerin ardından Uşak’taki tesisimizde pH, protein, yağ, laktoz ve yoğunluk gibi değerler analiz edilerek yalnızca uygun sütler üretime kabul ediliyor. Tedarikçi çiftliklerimizi düzenli olarak puanlıyor, gerekliyse iyileştirme süreçlerini birlikte yürütüyoruz. Bu yaklaşım sayesinde en yüksek kalite standartlarında üretim gerçekleştiriyoruz.
 
İhracat operasyonlarınızda lojistik süreçleri nasıl yönetiyorsunuz? Özellikle farklı coğrafyalara yapılan sevkiyatlarda karşılaştığınız zorluklar ve geliştirdiğiniz çözümler hakkında bilgi verebilir misiniz?
 
İhracat operasyonlarımızda lojistik süreçleri; planlama, depolama, taşıma ve teslimat aşamalarının tamamını entegre bir yaklaşımla yönetiyoruz. Farklı coğrafyalara gerçekleştirdiğimiz sevkiyatlarda gümrük prosedürleri, değişken taşıma süreleri, bölgesel gelişmeler ve uluslararası mevzuat farklılıkları gibi çeşitli zorluklarla karşılaşabiliyoruz. Bu süreçleri etkin bir şekilde yönetebilmek adına güvenilir lojistik iş ortaklarıyla çalışıyor, sevkiyatlarımızı dijital takip sistemleriyle anlık olarak izliyor ve ülke bazlı operasyon planları oluşturuyoruz. Ayrıca müşterilerimizden, lojistik hizmet aldığımız firmalardan, armatörlerden ve uluslararası ticareti etkileyebilecek güncel gelişmeleri takip ettiğimiz haber kaynaklarından elde ettiğimiz bilgiler doğrultusunda risk analizlerimizi sürekli güncelliyoruz. Örneğin, son dönemde Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler nedeniyle bazı armatörlerin bölgeye seferlerini durdurma ihtimalini öngörerek, alternatif kara yolu teslimat planlarımızı önceden hazırladık ve ihtiyaç halinde hızla devreye alıyoruz. Türkiye’nin tamamen yerli sermayeli milli peynir markası olarak ihracatlarımızla ülke ekonomisine döviz katkısı sağlarken, lojistik sektörüne oluşturduğumuz iş hacmiyle de değer yaratıyoruz. Bu kapsamda 12. Atlas Lojistik Ödülleri’nde “Lojistiğe Katkı Ödülü”ne layık görüldük. Bu ödülü, üretimden dağıtıma uzanan süreçte kalite, verimlilik ve sürdürülebilirliği esas alan yaklaşımımızın bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz.
 
PROFESYONEL İŞ ORTAKLARIYLA GÜÇLÜ DAĞITIM AĞI
Depolama, yurt içi dağıtım ve uluslararası taşımacılık süreçlerinde nasıl bir lojistik modeli uyguluyorsunuz? Hangi alanlarda dış kaynak kullanıyorsunuz ve çalıştığınız lojistik iş ortaklarını seçerken hangi kriterleri ön planda tutuyorsunuz?
 
Özenle ürettiğimiz peynirlerin sevkiyat sürecinde de titiz ve stratejik bir yaklaşım benimsiyoruz. Kaliteden ödün vermeden ürünlerimizi en hızlı şekilde ulaştırmak için kurumsal ve profesyonel lojistik tedarikçilerle çalışıyoruz.
İstanbul merkezimiz ve Uşak üretim tesisimizden; merkezi deposu bulunan firmalara, ulusal zincirlere ve yurt dışına sevkiyatlarımızı anlaşmalı lojistik firmalarımızla gerçekleştiriyoruz. Marmara Bölgesi’nde merkezi deposu olmayan küçük ölçekli işletmelere ise İstanbul’dan özel soğutuculu araçlarımızla dağıtım yapıyoruz. Türkiye’nin diğer bölgelerinde ise ürünlerimizi bölge bayilerinin ana depolarına ulaştırıyoruz. Bayilerimizle çalışırken araç ve depo kapasitesi, ekipman kalitesi ve soğuk zincir uygunluğu gibi kriterleri esas alıyor; bu standartları karşılayan özel soğutuculu araçlara sahip iş ortaklarımızla bölge içi dağıtımları gerçekleştiriyoruz.
 
Muratbey olarak tedarik zinciri görünürlüğünü artırmak, ürün izlenebilirliğini sağlamak ve operasyonel verimliliği yükseltmek için hangi teknolojilerden yararlanıyorsunuz? Sürdürülebilirlik alanında hangi adımları atıyorsunuz?
 
Ürünlerimizde izlenebilirliği tamamen sağlıyor, ihtiyaca odaklı ve özgün çözümler geliştiriyoruz. ERP entegrasyonuna sahip yazılımlarımız sayesinde üretim verimliliğimizi artırırken, yurt içi ve yurt dışı müşteri memnuniyetini de sürekli yüksek seviyede tutuyoruz. Üretim alanında mikrobiyolojik riskleri azaltmak için plastik palet kullanıyor, tüm süreçleri otomasyon sistemleriyle yönetiyoruz. Akıllı depo sistemimiz ve Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz depo yönetim yazılımlarıyla minimum stok seviyelerini koruyor, siparişe özel üretimleri entegre bir yapı içinde eksiksiz şekilde gerçekleştiriyoruz. Robotik sistemlerle süreçler anlık olarak takip edilebilirken, enerji tüketimi ve operasyonel performans sürekli analiz edilerek verimlilik artırılıyor. Sevkiyat aşamasında ise siparişe uygun şekilde en düşük maliyetli ve en verimli güzergâhlar belirlenerek operasyon tamamlanıyor.
 
OTOMASYON YATIRIMLARI SÜRÜYOR 
Önümüzdeki dönemde Muratbey'in tedarik zinciri ve lojistik ajandasında hangi yatırımlar öne çıkıyor? Özellikle ihracat operasyonları, soğuk zincir altyapısı ve sürdürülebilir lojistik uygulamalarına yönelik hedeflerinizi paylaşabilir misiniz?
 
Dijitalleşme çalışmalarımıza tüm süreçlerimizde uzun süredir devam ediyoruz. Uşak Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan iki Ar-Ge merkezimizde, Türk mühendislerimiz ürün ve üretim sistemleri üzerine sürekli çalışmalar yürütüyor. Dijitalleşme hedeflerimiz doğrultusunda düzenli olarak otomasyon yatırımları gerçekleştiriyoruz. Yeni depo ve tesis yatırımlarımıza ise şirketimizin stratejik hedefleri ve büyüme trendleri doğrultusunda karar veriyoruz. Büyüme sürecinde kalite ve standartlarımızı korurken, verimliliğimizi artırmak amacıyla otomasyon ve dijitalleşme yatırımlarını önceliklendiriyoruz. Bu kapsamda depo ve üretim altyapımızı sürekli olarak güçlendiriyoruz.
 
LOJİSTİKTE HIZ VE GÜVENLİK ÖN PLANDA
 
Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Necmi Erol, soğuk zincir lojistiğinde çalıştıkları firmaları seçerken en önemli kriterlerinin ürünlerin zamanında, belirlenen şartlara uygun ve soğuk zincir bozulmadan teslim edilmesi olduğunu belirtti. Ürün kalitesi kadar ambalaj bütünlüğünün korunmasının da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Erol, maliyet unsurunun ikinci planda kaldığını, önceliklerinin ürünlerin tüketiciye güvenli ve hasarsız şekilde ulaştırılması olduğunu ifade etti. Soğuk zincirin kesintisiz sürdürüldüğü, sıcaklık kontrolü ve operasyonel süreçlerin etkin şekilde yönetildiği lojistik altyapıların tercih sebebi olduğunu kaydeden Erol, Türkiye’de bu alanda güçlü kurumsal yapıya sahip yerli lojistik firmalarının bulunmasının önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Erol, güçlü teknolojik altyapı ve etkin iletişim sayesinde operasyonların büyük ölçüde sorunsuz ilerlediğini, zaman zaman yaşanan aksaklıkların ise hızlı koordinasyonla çözüme kavuşturulduğunu dile getirdi.
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat