Alperen Gece: Hedefimiz haritaya daha fazla hat çizmek değil hatların arasındaki sınırları kaldırma
18/08/2026 - 10:44:00
Alp Özler Lojistik Grup Şirketleri bünyesine katılan Murhak Uluslararası Nakliyat, bu birleşmeyle Batı Avrupa’daki güçlü operasyonel deneyimini grubun finansal gücü, teknoloji altyapısı ve yurt içi taşımacılık kabiliyetiyle birleştirdi. Almanya, Belçika ve Hollanda başta olmak üzere Batı Avrupa hatlarında faaliyetlerini sürdüren Murhak, Ekim 2025 itibarıyla başlattığı yurt içi operasyonlarla hizmet kapsamını da genişletti. Murhak Yurt İçi Operasyon Müdürü Alperen Gece, şirketin hedefini, “Haritaya daha fazla hat çizmek değil; o hatların arasındaki operasyonel sınırları kaldırmak. Bir yük Türkiye’nin herhangi bir noktasından bize teslim edildiğinde, müşterinin bundan sonrasını ayrı ayrı düşünmek zorunda kalmadığı bir lojistik şirketi olmak” sözleriyle açıkladı.
Murhak satın alımı bizim için ölçek büyütmekten çok, uluslararası taşımacılıktaki coğrafi yetkinliğimizi genişleten teknik bir yatırımdı. Alp Özler Lojistik olarak yaklaşık çeyrek asırdır Balkanlar ekseninde güçlü bir uluslararası taşıma operasyonumuz bulunuyor. Ancak Almanya, Belçika ve Hollanda gibi Batı Avrupa ülkelerinden gelen talepleri ağırlıklı olarak forwarding çözümleriyle karşılıyorduk. Burada önümüzde iki seçenek vardı: Batı Avrupa’da sıfırdan yeni bir hat kurmak ya da o koridorda yıllardır faaliyet gösteren, müşteri portföyü, operasyonel hafızası ve marka güveni oluşmuş bir yapıyı bünyemize katmak. Biz ikinci yolu tercih ettik. Çünkü lojistikte bir ülkeye taşıma yapabilmekle o ülkede sürdürülebilir bir hat işletebilmek aynı şey değil. Murhak ile aslında Batı Avrupa’daki öğrenme eğrisini ve pazar erişimini de bünyemize kattık.
Murhak’ın Ro-Ro ve dorse ağırlıklı operasyon modeli de bizim için önemli bir tamamlayıcılıktı. Devir tarihinde araç parkında 39 çekici-dorse takımı bulunuyordu; sonrasında mevcut ekipmanı yenileyerek buna ek 74 taşıtlık yatırım gerçekleştirdik ve şirketin sermaye yapısını güçlendirdik. En önemli göstergelerden biri ise müşteri devamlılığı oldu. 1 Nisan 2024’teki devirden bu yana mevcut müşteri portföyünün tamamını koruduk ve üzerine yeni müşteriler ekledik. Bugün Alp Özler müşterilerinden Batı Avrupa talebi Murhak’a, Murhak müşterilerinden Balkan talebi ise Alp Özler’e yönlendirilebiliyor.
Özetle Murhak’ı yalnızca filomuza kapasite eklemek için değil, uluslararası taşıma haritamıza Batı Avrupa koridor uzmanlığı, müşteri erişimi ve operasyonel yetkinlik eklemek için satın aldık.
YURT İÇİ TAŞIMACILIKLA OPERASYON TARAFI GÜÇLENDİRİLDİ
Murhak, 40 yılı aşkın tecrübesiyle sektörde güçlü bir marka olarak biliniyor. Bu deneyimi Alp Özler Lojistik'in mevcut operasyonlarıyla nasıl entegre etmeyi planlıyorsunuz ya da nasıl entegre ettiniz? Özellikle hangi alanlarda sinerji yaratmayı hedefliyorsunuz?
Entegrasyonu Murhak’ı Alp Özler’e benzetmek olarak görmedik; Murhak’ın Batı Avrupa operasyon bilgisini koruyup arkasına grubun sermaye, teknoloji ve satın alma gücünü koyduk.
Devir sonrasında ilk yaptığımız işlerden biri, kendi geliştirdiğimiz ERP altyapısını Murhak’a entegre etmek oldu. Bugün taşımanın operasyonel verisinden maliyetine, araç ve sefer takibinden KPI ve finansal raporlamaya kadar süreçleri ortak bir veri kaynağı üzerinden yönetiyoruz. Biz ERP’yi yalnızca operasyon yazılımı olarak değil, operasyon ile bilançoyu birbirine bağlayan bir yönetim altyapısı olarak görüyoruz. Akaryakıt, lastik, bakım, kasko ve sigorta gibi yüksek hacimli satın alma kalemlerinde grup ölçeğinin avantajını Murhak’a taşıdık; IT, muhasebe, insan kaynakları ve raporlama süreçlerini ortak altyapıya bağladık. Sigorta ve risk yönetimi süreçlerinde de grup bünyemizdeki uzman yapılardan faydalanmaya başladık. En kritik katkılardan biri ise finansal dayanıklılık tarafında oldu. Alp Özler’in finansman gücü sayesinde Murhak’ın uzun süredir ihtiyaç duyduğu filo ve teknoloji yatırımlarını çok daha kısa sürede gerçekleştirebildik. Entegrasyonun diğer somut sonucu ise Murhak’ın faaliyet alanının genişlemesi oldu. Ekim 2025 itibarıyla yurt içi taşımacılık operasyonlarını da başlattık. Böylece entegrasyon tek yönlü olmadı; Murhak gruba Batı Avrupa uzmanlığını getirirken, Alp Özler’in yurt içi taşımacılık kabiliyeti de Murhak’ın hizmet portföyüne taşındı.
Kısacası Murhak’ın güçlendirilmesi gereken taraflarını güçlendirdik; değerli olan operasyonel hafızasını ise özellikle koruduk.
Murhak Uluslararası Nakliyat, uzun yıllardır uluslararası taşımacılık alanında faaliyet gösteren köklü bir marka. Bugün şirketiniz hangi taşımacılık modlarında ve lojistik hizmetlerinde faaliyet gösteriyor? Özellikle yoğunlaştığınız sektörler, öne çıktığınız hatlar ve yurt dışında ve yurt içinde sunduğunuz hizmetler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Murhak’ın uluslararası operasyonunun temel karakterini değiştirmedik; burada yaptığımız şey ağırlıklı olarak kapasiteyi ve hizmet kalitesini geliştirmek oldu. Bugün 43 çekici ve 84 dorse ile Almanya, Belçika ve Hollanda ağırlıklı, yer yer İtalya’yı da kapsayan ithalat ve ihracat operasyonları yürütüyoruz. Filomuzdaki en yaşlı çekicinin bugün yalnızca üç yaşında olması, satın alma sonrasında gerçekleştirdiğimiz yenilemenin boyutunu da gösteriyor.
Batı Avrupa operasyonumuzun önemli kısmı refakatsiz Ro-Ro modeli üzerinden çalışıyor. Türkiye’de yüklenen dorseler çekicilerimizle İstanbul’a getiriliyor, Ro-Ro ile Trieste’ye geçiyor ve Avrupa tarafında konumlandırdığımız çekiciler tarafından karşılanarak nihai teslimat noktalarına taşınıyor. Türkiye tarafındaki çekici ise aynı döngü içerisinde ithalat dorsesini alarak teslimata devam ediyor. Dolayısıyla bizim modelimizde uluslararası taşıma ünitesinin merkezinde çoğu zaman çekiciden ziyade dorse sirkülasyonu bulunuyor. Bunun yanında klasik karayolu ve özellikle Batı Avrupa hattında parsiyel taşımacılık da hizmet modelimizin önemli bir parçası. Uluslararası müşteri profilimiz ağırlıklı olarak üretici ve sınai kuruluşlardan oluşuyor; üretim girdileri, yedek parça ve gıda ürünleri önemli yük gruplarımız arasında.
Asıl büyük değişimi ise yurt içi taşımacılık tarafında gerçekleştirdik. Bugün aylık 1.300’ün üzerinde FTL operasyonu yönetiyor, ortalama 105 kiralık aracı sürekli olarak sistem içerisinde çalıştırıyoruz. FMCG, bitmiş gıda, ADR kapsamındaki yükler ve kargo taşımacılığı ana faaliyet alanlarımız arasında.
Ancak yurt içi yapılanmayı yalnızca yeni bir gelir kalemi olarak görmüyoruz. Bir uluslararası hattın gücü, sadece yurtdışındaki erişimiyle değil, çıkış ve varış ülkesindeki hinterland kabiliyetiyle de belirleniyor. Eskiden Avrupa’dan gelen bir ithalat aracının devam operasyonunu ağırlıklı olarak yeni müşterisine göre planlamak durumundayken, bugün yurt içi ekibimiz aracın Türkiye içerisindeki sonraki yükünü de organize edebiliyor.
Dolayısıyla Murhak’ı yalnızca yurtdışında çalışan bir nakliyeciden, yurt içi ve uluslararası operasyonların birbirini beslediği kapıdan kapıya bir lojistik yapıya dönüştürüyoruz.
‘HAFTALIK TEDARİKÇİ ÖDEME DİSİPLİNİNİ MURHAK’A DA TAŞIDIK’
Birleşmenin müşterilere sağlayacağı en önemli kazanımlar neler olacak? Özellikle uluslararası ve yurt içi taşımacılıkta hizmet ağı, operasyonel kapasite ve müşteri deneyimi açısından ne gibi farklılıklar gerçekleşti?
Satın alma sonrasında müşteriye yalnızca daha fazla araç değil, Murhak ile çalışabileceği daha fazla operasyon senaryosu sunduk.
Bunun somut örneklerini de görmeye başladık. Daha önce yalnızca uluslararası taşımalarında hizmet verdiğimiz müşterilerimizden biri, yurt içi yapılanmamızın kurulmasının ardından iç nakliye operasyonlarını da Murhak’a devretti. Aynı şekilde bugün tek bir müşterinin ihtiyacına göre sabit araç, tahsisli filo ve spot FTL kapasitesini aynı operasyon içerisinde birlikte yönetebiliyoruz.
Müşteri açısından daha görünmeyen ama en önemli değişikliklerden biri ise kapasitenin arkasındaki tedarikçi ekosistemi oldu. Alp Özler’de yıllardır kırmızı çizgi olarak gördüğümüz haftalık tedarikçi ödeme disiplinini Murhak’a da taşıdık. Lojistikte araç tedarik edebilmek yalnızca satın alma gücüyle ilgili değildir; piyasadaki taşıyıcının sizinle çalışmak istemesi gerekir. Düzenli ve öngörülebilir ödeme yapısı sayesinde Murhak bugün tedarikçi tarafında çok daha tercih edilir bir konuma geldi ve bunun müşteriye yansıması daha güçlü ve sürdürülebilir kapasite erişimi oldu.
Kendi geliştirdiğimiz dijital altyapıyla raporlama ve operasyon görünürlüğünü de güçlendirdik. Dolayısıyla satın almanın müşteriye sağladığı esas farkı, tek bir taşıma hizmetinin kalitesinden çok, daha fazla ihtiyacı aynı yapı içerisinde ve daha güvenilir kapasiteyle çözebilmek olarak görüyoruz.
Alp Özler Lojistik son yıllarda büyümesini stratejik iş birlikleri ve birleşmelerle destekleyen bir yapı sergiliyor. Önümüzdeki dönemde farklı şirket satın almaları, yeni yatırımlar veya yurt dışı yapılanmaları gündeminizde yer alıyor mu?
Murhak sonrasında odağımızı ölçek büyütmekten çok, mevcut hizmet mimarisini derinleştirmeye çevirdik. Depolama ve parsiyel taşımacılık tarafında çalışmalarımız başladı; bunun yanında ADR kapsamındaki tehlikeli madde taşımaları, frigorifik ve soğuk zincir lojistiği ile mikro dağıtım gibi daha fazla uzmanlık gerektiren alanlar üzerinde fizibilite ve iş geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Bu doğrultuda yıl başında satış organizasyonumuzu da yeni kadrolarla yeniden yapılandırdık. Yurt dışı yapılanmalarını da takip ediyoruz. Örneğin Mart ayında Almanya’da doğrudan yapılanma ihtimaline yönelik bir saha çalışması gerçekleştirdik. Ancak yatırım kararlarında yalnızca coğrafi olarak bulunmayı yeterli görmüyoruz. Mevcut enerji, işçilik ve işletme maliyetlerini değerlendirdiğimizde bugün için doğrudan yatırımın yaratacağı getirinin kullanılan sermayeyi haklı çıkardığını düşünmüyoruz. Bir ülkede tabela açmak kolay; önemli olan o yapılanmanın kendi ekonomisini sürdürülebilir biçimde oluşturabilmesi. Bu nedenle önümüzdeki dönemde büyümeyi yeni şirketler satın almaktan ziyade, Murhak’ın aynı müşteriye daha fazla uzmanlık sunabildiği bir lojistik platforma dönüşmesi üzerinden kurguluyoruz.
‘KORİDORLARIN GÜCÜ GÜÇLÜ HİNTERLAND AĞLARINDAN GEÇİYOR’
Türkiye, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Avrupa ile Asya arasındaki lojistik ağların yeniden şekillendiği bir döneme giriyor. Bu yeni dönemde Alp Özler Lojistik ve Murhak markalarının ortak gücüyle hem Türkiye'nin lojistik sektörüne hem de uluslararası pazarlara nasıl bir katkı sunmayı hedefliyorsunuz?
Türkiye’nin lojistikteki avantajını yalnızca coğrafi konumuyla açıklamanın artık yeterli olmadığını düşünüyoruz. Bir koridorun değeri, harita üzerinde nereden geçtiğinden çok, o koridora ne kadar etkin ve kesintisiz yük beslenebildiğiyle ortaya çıkıyor. Orta Koridor veya Kalkınma Yolu gibi projelerin gerçek ekonomik değere dönüşmesi için yalnızca ana güzergâhların değil, bu güzergâhları üretim merkezlerine bağlayan güçlü hinterland ağlarının da oluşması gerektiğine inanıyoruz. Biz kendi ölçeğimizde katkımızı tam olarak burada görüyoruz: Türkiye içerisindeki yükü uluslararası networke, uluslararası yükü de Türkiye’nin iç dağıtım ağına daha etkin bağlamak.
MURHAK’TA DİJİTAL DÖNÜŞÜM OPERASYONUN MERKEZİNE TAŞINIYOR
Murhak Uluslararası Nakliyat, dijital altyapı ve operasyonel verimlilik alanındaki çalışmalarını yeni projelerle geliştirmeye hazırlanıyor. Murhak Yurt İçi Operasyon Müdürü Alperen Gece, önümüzdeki dönemde Alp Özler Akademi ile ortak geliştirmeyi planladıkları Control Tower projesinin, şirketin yurt içi ve uluslararası operasyonlarının daha etkin yönetilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Alp Özler Akademi ile sürücü gelişimi, saha güvenliği ve operasyonel verimlilik ekseninde çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Gece, yeni dönemde bu çalışmaları teknolojiyle destekleyeceklerini söyledi. Gece, “Önümüzdeki dönemde ise Akademi ile ortak geliştirmeyi planladığımız Control Tower projesini hayata geçirmek istiyoruz” dedi. Control Tower projesinin yalnızca operasyonel verileri raporlayan bir yapı olmayacağını vurgulayan Gece, hedeflerini şöyle açıkladı: “Amacımız Murhak’ın yurt içi ve uluslararası operasyonlarından üretilen veriyi yalnızca raporlayan değil; operasyonun performansını, ekipman kullanımını ve sahadaki riskleri merkezi bir yapıdan daha etkin yönetmemizi sağlayacak bir sistem oluşturmak.” Dijitalleşmeye bakışlarının yalnızca teknolojik altyapı yatırımıyla sınırlı olmadığını belirten Gece, “Bizim için dijitalleşmenin değeri daha fazla ekran kullanmak değil, sahada daha doğru karar verebilmek” dedi. Doğru ekipman kullanımının, daha ekonomik operasyonların ve kayıpların azaltılmasının birbiriyle bağlantılı olduğunu ifade eden Gece, bu yaklaşımın hem maliyet hem de sürdürülebilirlik açısından sonuç ürettiğini belirterek, “Daha doğru ekipman kullanımı, daha ekonomik operasyon ve kayıpların azaltılması ise hem maliyet hem sürdürülebilirlik tarafında aynı anda sonuç üretiyor” diye konuştu.
İÇ SPOT
“Bir ülkede tabela açmak kolay; önemli olan o yapılanmanın kendi ekonomisini sürdürülebilir biçimde oluşturabilmesi. Bu nedenle önümüzdeki dönemde büyümeyi yeni şirketler satın almaktan ziyade, Murhak’ın aynı müşteriye daha fazla uzmanlık sunabildiği bir lojistik platforma dönüşmesi üzerinden kurguluyoruz.”
