Banner

Formula 1 yarışı gibi türbin operasyonu!
Yenilenebilir enerji alanındaki çözümleriyle karbon salınımıyla mücadele eden TPI Composites, lojistik için yarattığı iş hacmiyle de göz dolduruyor. 2021’de 350 milyon USD’lik hammadde sevkiyatıyla 5 milyon USD’lik bir lojistik hacim yarattıklarını, 1.000 kanat ihracatı gerçekleştirdiklerini belirten TPI Composites Türkiye Tedarik Zinciri Direktörü Burak Mücahitoğlu, adeta Formula 1 yarışı gibi 68 metrelik türbin kanatlarının 3 TIR’la nasıl geri geri taşındığını da anlattı. 




TPITPI Composites rüzgar enerjisi pazarında nasıl bir konuma sahip?
 
TPI Composites ABD merkezli yenilenebilir enerji, kompozit teknolojileri, elektrikli araçlar, saha hizmeti ve bakım & onarım alanlarında hizmet veren çok uluslu bir şirkettir. Özellikle rüzgar türbini kanadı üretimi alanında global ayakizi olan tek bağımsız üretici olan TPI’ın; Çin, Hindistan, Türkiye, Meksika ve Amerika’da 11 adet üretim tesisi, yaklaşık 560 bin metrekare üretim alanı ve 14 binin üzerinde çalışanı bulunmaktadır. 
Çin hariç bugüne kadar kara için üretilen kanatların yüzde 32’sini yani 3’te 1’ini TPI global üretti. TPI Türkiye’nin üretimi ise 10’da 1’dir. Ana müşterileri pazarın önemli bir kısmına sahip Vestas, Siemens Gamesa, Nordex ve Enercon gibi rüzgar türbini üreticileridir. Genel anlamda kontratlarımız uzun vadeli 2-3 yıllık süreleri içermekte, dolayısıyla öngörülebilirliği diğer sektörlere göre avantajlı olmaktadır.
TPI, yenilenebilir enerji sektöründe olması nedeniyle dünyaya fosil yakıtların ve karbon salınımının olumsuz etkilerinin tam tersi bir etkiye sahiptir. 2012-2020 yıllarında üretilen kanatların ömürleri boyunca yaklaşık 1.2 milyar ton CO2 salınımı azalttığı; bunun da Amerika’daki yaklaşık 200 milyon evin elektrik ihtiyacına denk olduğu söylenebilir.
TPI Türkiye, İzmir’de yerleşik 2 üretim tesisi ile yüzde 70’i ihracat olmak üzere, yaklaşık 550 milyon dolarlık ciroya sahip; 4 bin 300 çalışanıyla ihracat ve istihdam anlamında, aynı zamanda Türkiye’de yenilenebilir enerjiye katkı anlamında önemli bir oyuncu. TPI Türkiye ciro olarak TPI Global’in içerisinde yaklaşık yüzde 25-30 gibi bir paya sahip. 2012 yılında İzmir Sasalı ve 2016 yılında İzmir Maltepe Serdet Bölgesi’nde kurulan tesisleriyle, son 10 yılda cirosunu ve çalışan sayısını 10 kat artırmıştır.
 
TPILojistik süreçlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hangi alanlarda hizmet alıyorsunuz?
 
Lojistik açıdan hammadde lojistiği ve kanat lojistiği olarak 2 ayrı alan düşünülebilir. Hammadde lojistiği tedarik zinciri altında uzman bir ekiple; ağırlıklı Avrupa’dan olmak üzere, Amerika-Uzak Doğu ve Asya’dan 1.000 farklı hammadde tedarikini yönetmekte. Burada teslim şekillerine göre tedarikçilerin ve TPI’ın sorumluluğunda olan lojistik süreçler bulunmakta. TPI kendi alanındaki süreçlerini profesyonel lojistik firmalarıyla, şartnamelere ve sözleşmelere bağlı komisyonlarca belirlenen ihale yöntemleriyle belirlemekte. Süreç içerisinde sözleşme dönemi içinde de alternatif lojistik firmalarıyla deneme yükleri planlayarak sektördeki gelişimi ve rekabetçiliği de izlemekte.
Hammadde lojistiğinde- sevkiyatlar anlamında süreç outsource edilmiş olup; operasyon takibi anlamında ise TPI tedarik zinciri altında sektörde tecrübeli bir ekip bulunmakta.
Kanat lojistiği ise tesis içerisindeki kanat stok sahalarını da kapsayacak şekilde, proje ve ağır yük lojistiğinde uzman firmalarla uzun vadeli sözleşmelerle, yani yine benzer şekilde ihale komisyonlarınca; performans KPI’ları takip edilecek şekilde outsource etmiş durumda. Burada süreci yöneten- yönetici kadrolarında- sektörde ve alanında yüksek tecrübeye sahip kişiler; outsource firmanın performansını ve günlük operasyonlarını takip etmekte. 
 
LOJİSTİĞE YÜZDE 3 İLE 5 ARASINDA PAY AYRILIYOR 
 
Yılda ne kadarlık bir sevkiyatı yönetiyorsunuz? Hangi taşıma modlarını kullanıyorsunuz? Taşımalarda başvurduğunuz özel yöntemler var mı?
 
Yaklaşık 350 milyon USD’lik bir hammadde sevkiyatını yönetmekteyiz. Geçtiğimiz yıla baktığımızda bunun yaklaşık 5 milyon USD’lik lojistik hacmi olduğunu söyleyebiliriz. İhracat tarafında ise yaklaşık 1.000 kanat sevkiyatı ile seneyi kapatmış bulunuyoruz. Bu kanatlar yaklaşık 60-80 metre uzunluğunda olmaktadır. Ciro içinde ürünlerin maliyetinin yüksek olması da düşünüldüğünde lojistik maliyetler cironun yaklaşık yüzde 3-5’i arasında projeye göre değişmekte.
Kara, deniz ve havayolunun, yanı sıra tren yolu, deniz+kara gibi multimodal sistemler, kısacası destinasyon ve operasyon gerekliliklerine göre farklı taşıma metotlarını kullanıyoruz. Taşıma gereklilikleri, transit süreler ve operasyon sürecini gözeterek üretim programımıza en uygun olacak şekilde hareket ediyoruz. Ürün cinsine göre frigo gibi özel araçlar, Opentop, Flatrack, Reefer gibi farklı  ekipmanlar, özel paketleme, sabitleme ve elleçleme, geniş gövde uçak vb. gerektiren oldukça hacimli yüklemelerimiz var. Kanat taşımalarında ise extandable trailer dediğimiz özel dorseler kullanıyoruz.
 
Lojistik partnerlerinizi hangi kriterlere göre seçiyorsunuz? 
 
Lojistik partner seçimi yaparken maliyet unsurunun yanında servis kalitesi, operasyon kabiliyeti ve çözüm odaklı yaklaşım gibi bir çok unsur hayati önem taşıyor. Her lojistik firması her konuda uzman olamayabilir, firmanın uzmanlık alanları, güçlü olduğu destinasyon ve yükleme şekilleri mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Lojistik partnerimizin yerel ve uluslararası arenada güçlü bir acente ve iletişim ağına sahip olması ve  kriz yönetim becerisi en çok üzerinde durduğumuz kriterlerden. Tabii çalışacağımız firmanın operasyon ekibi de çok önemli; Ekip iş yükünü karşılayacak sayıda ve yeterlilikte mi? Acil ve problemli sevkiyatlarda etkili çözümler üretiyor mu? Verimli ve etkin hizmetler sunmak için son teknolojilere sahip mi? Ekipteki elemanların operasyonel kabiliyetlerinin yanı sıra, müşteri ve tedarikçilerimizle olan ilişkileri de çok hassas olduğumuz değerler arasında.
Çalışacağımız firmanın finansal güvenilirliği ve ödeme gücü de çok kritik konulardan biri. Lojistik hizmetler belli bir maliyet gerektiriyor. Özellikle son yıllarda bu maliyet artışı bir çok firmayı kötü etkiledi. Bu maliyetleri karşılama yeterliliğinde olmayan lojistik firmalarıyla yola çıkmanın sonuçları çok ağır olabilir. Tüm bu unsurlar, lojistik sağlayıcının müşteri hizmetlerine öncelik verip vermediğini belirlemenin anahtarıdır. Tüm bunları göz önünde bulundurarak uluslararası alanda güçlü, araç tedarik problemi bulunmayan, taleplerimize hızlı ve çözüm odaklı yaklaşımlarla dönüş yapan firmalarla çalışıyoruz.
 
Lojistik süreçleriniz içinde ilginç bir operasyon varsa anlatır mısınız? 
 
Özel bir durum nedeni ile üretimi tamamlanmış 3 kanadımızın fabrikamıza geri gelmesi gerekiyordu. Fakat fabrikadan çıkan 80 km’lik yolun sadece gidiş olarak organize edilmesi, kanatların geri gelişini imkansız hale getirdi. Yolu tekrar dizayn edecek vaktimiz yoktu, biz de kanatları fabrikamızın 5 km ilerisinde bulunan uygun bir alana getirip dönüş yaptırarak, araçları 5 km geri geri kullanarak fabrikaya getirme kararı aldık. Tabi ki, öncelikle operasyonu boş araçlarla deneyerek risk analizini yaptık, gerekli önlemleri aldık. Ertesi gün 3 adet 68 metrelik kanat yüklü TIR’ı bu şekilde fabrikamıza getirdik. Tüm bu operasyonu jandarma trafik ekiplerimizin desteğini alarak 35 dakika gibi bir sürede tamamladık. Tabii sonra ilk işimiz kanat çıkış yolumuzu düzenlemek oldu.” 
 
Lojistik ajandanızda neler var?
 
Tüm dünyada olduğu gibi bizim de lojistik ajandamızın vazgeçilmezi Rusya-Ukrayna krizinin sektörel sonuçları, COVID19’un getirdikleri ve bunlara istinaden alınabilecek önlemler oldu. Çalışmalarımızı ülkelerin pandemi ile mücadelede izledikleri farklı politikalar ve bunların lojistikteki yansımaları doğrultusunda yürütmeye özen gösteriyoruz. Yaşanan öngörülemez gecikmelerle mücadele edebilmek ve süreci üretim performansımızı tehlikeye atmayacak şekilde yönetebilmek için stok ve forecast çalışmalarını gündemimizde tutuyoruz. Bunun yanı sıra hammadde tedariki gibi savaşın doğurabileceği çok ciddi sonuçlar var. Bunlara hazırlıklı olabilmek için lokalizasyon ve alternatif tedarikçi çalışmaları yürütüyoruz.
 
LOJİSTİKTE DE ÇEVRECİ KİMLİĞİNİ GÜÇLENDİRİYOR 
 
Lojistik hizmetlerde yaşadığınız sorunlar ve çözüm önerilerinizden söz ederek, bu alandaki beklentilerinizi aktarır mısınız?
 
Pandemi ve savaş gibi global ölçekte gündemde olan konular var. Özellikle de pandemi koşullarını ele aldığımızda "lojistik" yaklaşık 3 senedir inanılmaz bir meydan okumanın içinde. Denizyolu taşımacılığında karşılaştığımız konteyner-ekipman problemi, gemilerde yer bulabilme zorluğu, tüm taşıma modlarındaki yüksek navlun artışları, savaş sebebi ile nakliye anlamında askıya alınan destinasyonlar gibi zorluklar var. Ama ben bu süreçte firmaların da lojistik anlamında kendi yeteneklerini keşfettiğine inanıyorum. Uzaktan çalışma gibi bir olgu dahil oldu hepimizin hayatına, bu süreci kusursuz yönettiğimizi görmek beni mutlu ediyor. Tüm bunların yanında daha ileriye dönük, potansiyel ve çok ciddi sorunlar hakkında ne yapabileceğimize de kafa yoruyoruz bir yandan. Küresel iklim değişikliği bu konuların başında geliyor. Üzerinde çalıştığımız bir "Yeşil Lojistik" projesi var ve yürüttüğümüz operasyonlarda çevreye nasıl daha az iz bırakabiliriz arayışı içerisindeyiz. Bu konuda devletin ilgili kuruluşlarıyla lojistik sektörünün sık sık bir araya gelip fikir alışverişinde bulunması, fayda sağlayabilecek uygulamalar hakkında bir yol haritası oluşturması gerektiği görüşündeyim.
 
 
 
 
 

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat