Tedarik Zincirinde Dönüşüm Yolculuğu
Gökşen Töre Sancak - Ford Otosan Malzeme Planlama ve Lojistik Genel Müdür Yardımcısı




goksen_tore_sancak_fordEndüstri 4.0 ile birlikte tedarik zincirimizde belli başlı alanlarda önemli değişimlere imza attık. Dijital teknolojileri tedarik zincirimize adapte edebilmek ve ‘Dijital Tedarik Zinciri’ olmak yolunda; birbirine bağlı tedarik zincirinden, tedarik zincirinde dijitalleşme ve büyük veri kullanımına uzanan 5 ana başlıktan oluşan bir strateji belirledik.

Bundan 10 yıl öncesine kadar, hayatımızda bu kadar çok yapay zeka, veri analiği ve robotlardan bahsetmiyorduk. Herhalde, Boston Dynamics’in her paylaşımında bizleri heyecanlandıran, açıkçası bazen de ürperten, insan hareketlerini gerçekleştirmedeki başarısı göz ardı edilemeyecek robotlarının videolarını izlemeyeniniz yoktur. Bu örneği aslında teknolojinin geldiği nokta konusunda bir ipucu vermek için paylaştım. Bilim ve teknolojideki bu hızlı değişim rüzgarı, hayatımızın her noktasında, işlerimizin her sürecinde bizleri etkiliyor. Böyle dinamik bir ortamda, işlerimizin geleceğini tasarlarken, değişim rüzgarını arkamıza nasıl alacağımızı ve ivmeleneceğimizi planlamak, organizasyonları birbirinden ayıran ayırt edici özellik olacak. “Dönüşüm Yolculuğu” olarak adlandıracağım bu süreci, Ford Otosan Tedarik Zinciri’nde nasıl deneyimlediğimizi, zorlukları ve keyifli anlarıyla paylaşmaya çalışacağım.

Mevcut durumda, tedarik zincirimizi yönetebilmek için Ford sistemlerini ve global deneyimini, Türkiye’nin en eski otomotiv firmalarından biri olmamızın getirdiği tecrübe ile harmanlıyoruz. Ford Otosan Tedarik Zinciri olarak, 40 farklı ülkeden yaklaşık 1000 tedarikçi ağı ile çalışıyoruz. 5 kıtada 94 ülkeye yaptığımız 5,7 Milyar $’lık ihracat hacmini yönetiyoruz. Ürünün yaşam döngüsünü de kapsayan, siparişten teslimata kadar olan tüm süreçleri ve paydaşları içeren büyük bir ekosistem içinde, planlama, proje ve kapasite yönetimi, lojistik, tedarikçi ilişkileri, dış ticaret gibi disiplinleri bir araya getiren hammaddeden, aracın üretimine ve müşteriye ulaşmasına kadar tüm bu kompleks sistemi, değer zinciri olarak ele alıyoruz.

Yürüttüğümüz tüm faaliyetlerimizde ve projemizde müşteri odaklı, verimli, etkin, esnek süreç ve çözümlerimiz ile müşterilerimizin beklentisini karşılayıp hatta ötesine geçmek ve bunu sağlarken kalite ve maliyet odaklı yaklaşım sergilemek ve bunu destekleyecek altyapıyı oluşturmak hedefi ile çalışıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde; bugüne kadar elde ettiğimiz başarılı iş sonuçlarını, sektörde fark yaratan projeleri ortaya koyduk.

Bu başarıları gelecek nesillere taşıyabilmek için çıktığımız “Dönüşüm Yolculuğu”nda, sanırım en önemli unsurlarından biri, tüm organizasyon olarak “değişimin kaçınılmaz olduğu”, “aslında günümüzde değişim tercih olmaktan çok yaşamın ta kendisi olduğunu”, “fikirlerin, insanların, trendlerin değiştiğini” kabullenmek oldu. Darwin’in dediği gibi; “Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan. Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan…” Aslında, bu bir hayatta kalma mücadelesi.

Peki, dünya bu kadar hızla değişirken ve değişim hepimiz için kaçınılmazken biz buna nasıl ayak uyduracağız? Montaigne; “Hedefi olmayan gemiye, hiçbir rüzgâr yardım etmez” der. Bu söze çok inanırım. Hayatta her ne yapacaksan, bir “hayalin” olmalı ve “bu hayale” gitmek istediğin yolla ilgili bir hedef koymalısın. Bu hedefe giden adımlara başladığında ve pusulanın kuzeyini bu hedef yaptığında, muhakkak hayaline ulaşırsın. Yani aslında “Her şey bir hayalle başlar.” Biz de yolculuğumuza hayalimizi ortaya koyarak başladık. Ford Otosan Tedarik Zinciri Ekibi olarak “Dünyanın En Değerli Tedarik Zinciri Organizasyonları Arasında Üst Sıralarda Yer Almak” vizyonu ile dönüşüm yolculuğumuza başladık.


Artık sadece çözüm üretmek değil, değişen koşullarda en çok değeri üretmek esas. Hayalimizi gerçekleştirirken, kendimize “Yenilikçi tedarik zinciri çözümleriyle, müşterileri için fark yaratan lider değer merkezi olmak” misyonunu belirledik. Çıktığımız bu yolculukta, bizi hizada tutacak, hedeften şaşmamızı önleyecek odak noktalarını ve bizi bu vizyonumuza taşıyacak stratejilerimizi belirledik.

Bu bir değişim süreci olduğundan, herşeyin başlangıcının “Dönüşüm” olduğunu düşünüyorum. Değer katan, yenilikçi uygulamalar geliştirebilen ve bu uygulamaları ve yenilikleri çevik bir şekilde devreye alarak uygulayabilen organizasyonlar lider oluyor ve liderliği sürdürüyor. Bu dönüşümün kilit noktası çalışanlarımız. Bu dönüşü yönetecek, yaratıcı, yaptıklarından gurur duyan, kenetlenmiş çalışanlardan oluşan bir ekip olmak fark yaratıyor. Mevcut işlerini ve süreçlerini en iyi şekilde yürütmenin yanı sıra yeni iş fırsatlarının peşinde koşan, müşteri odaklı yaklaşımları ile hizmet sunduğu tüm süreçleri geliştirerek, zenginleştiren bir organizasyon olarak büyümeyi odağımıza aldık. Uyguladığımız her adımda, toplumsal faydayı ve çevreye duyarlılığı düşünerek, yaptıklarımızı sürdürülebilir kılmak ve Ford Otosan olarak ‘Türkiye’nin En Değerli ve En Çok Tercih Edilen Sanayi Şirketi Olma’ vizyonumuzu destekleyecek vizyonumuzu gerçekleştirecek stratejilerimizi oluşturmak, bizi gelecek konusunda çok heyecanlandırdı ve motive etti.

Ana odak noktalarını belirledikten sonra, kendimize “Biz kimiz?”, “İşlerimizi nasıl yaparız?”, “Ne kadar güçlüyüz?”, “Gelişime açık noktalarımız neler?” diye sorarak mevcut durum haritalarımızı çıkardık. Bu noktada çok başarılı bir ekip olduğumuzu ve çok iyi iş sonuçlarına ulaştığımızı ancak bu sonuçlara ulaşmak için çok enerji harcadığımızı gördük.  Çünkü, tedarikçiden müşteriye kadarki bilgiye erişim ve bilginin ‘görünürlüğü’ sınırlı seviyede kalıyor; tedarik zinciri ekosisteminde kesikli ve kısıtlı bir entegrasyon var. Sistemler bilgiyi kendi içinde üretiyor, işliyor ve sonrasında ya sadece kendi içerisinde tutuyor, ya da limitli bir şekilde ekosistem içerisinde diğer sistemleri besliyor; bu durum anlık değil de kesintili planlama döngülerini doğuruyor. Fiziksel operasyonlar ve bilişsel süreçlerimizde otomasyon seviyemiz yeterli değil ve dijitalleşme oranımız zayıf kalıyor.

Bu tespitler sonrasında tüm süreçlerimizi “Yalın Dönüşüm” bakış açısıyla gözden geçirdik. Vizyonumuza hizmet edecek şekilde güncelleyerek gerekli kaynak ve yetkinlikleri tespit ettik. Hantal süreçlerimizi yeniden tasarladık, ve yeni süreçlerin oluşumunda “Dijital Dönüşüm”ü bize ivme katan bir araç olarak kullanmayı amaçladık.

“Yalın Dönüşüm” ile ağırlıklarımızdan kurtularak, entegre planlama süreçlerinden başlayıp, tedarikçiden, akıllı ambar yönetimine kadar uzanan, otonom süreçleri ve verimli yedek parça yönetimini içeren, veri analitiği ile desteklenen bir “Dijital Tedarik Zinciri”ne sahip olma hedefi koyduk. Bu kapsamda:

  • Tüm tedarik zinciri içerisinde müşteriden, tedarikçiye olan süreçlerde görünürlük seviyemizi geliştirmeyi,
  • Otomasyon seviyemizi, hem fiziksel akışta hem de sistemsel akışta iyileştirmeyi,
  • Birbirleri ile ardışık iletişimde bulunan süreç ve sistemleri, eş zamanlı şekilde birbiriyle entegre etmeyi,
  • Tüm planlama döngülerimizin kısa ve mümkün olduğunca anlık planlama döngülerine ulaşmasını hedefliyoruz.

Bu hedeflerin yanı sıra; Endüstri 4.0 ile birlikte tedarik zincirimizde belli başlı alanlarda önemli değişimlere imza attık. Dijital teknolojileri tedarik zincirimize adapte edebilmek ve ‘Dijital Tedarik Zinciri’ olmak yolunda; birbirine bağlı tedarik zincirinden, tedarik zincirinde dijitalleşme ve büyük veri kullanımına uzanan 5 ana başlıktan oluşan bir strateji belirledik. Bu ana başlıklar altında, RF-ID (Radyo Frekansı ile Tanımlama) ile envanter ve sevkiyat yönetimi, ‘Cloud - Bulut’ teknolojisi kullanarak tedarikçi entegrasyonu, veri analitiği kullanarak malzeme hareketleri analizleri, üretim ve sevkiyat bilgilerine anlık erişim sağlayan ve dinamik üretim planlaması yapan ‘Akıllı Üretim Planlama Modülü’, tedarikçilerden üretime sırasına uygun malzeme akışına odaklanan ‘0-stok’ çalışması gibi projelerimiz devreye girmeye başladı.

“Dönüşüm Yolculuğu”nun uzun bir yol olduğunun farkındayım. Ortak başarılardan gurur duyan, yaratıcılığı yüksek ve birbirine kenetlenmiş, motive bir ekip olmamızın başarımızın anahtarı olduğunu düşünüyorum.

Gandhi’nin dediği gibi “Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol”. Biz ekip olarak bir pozitif dönüşüm, değişim yolculuğunun içindeyiz. Benimle aynı hayali ve hedefi paylaşan 1185 arkadaşımın enerjisi ile bu yolu bir nefeste ve keyifle tamamlayacağımıza eminim.

Mevcut durumda, tedarik zincirimizi yönetebilmek için Ford sistemlerini ve global deneyimini, Türkiye’nin en eski otomotiv firmalarından biri olmamızın getirdiği tecrübe ile harmanlıyoruz. Ford Otosan Tedarik Zinciri olarak, 40 farklı ülkeden yaklaşık 1000 tedarikçi ağı ile çalışıyoruz. 5 kıtada 94 ülkeye yaptığımız 5,7 Milyar $’lık ihracat hacmini yönetiyoruz.”






SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz