KARINCA Logistics denizyolunda 40 bin TEU hedefinde
27/04/2026 - 10:46:00
KARINCA Logistics Denizyolu Taşımacılığı Genel Müdür Yardımcısı Remzi Mertcan Özlü, denizyolunu tedarik zincirinin stratejik bir yapı taşı olarak konumlandırdıklarını belirterek, 2025’te 5 bin TEU seviyesine ulaştıklarını ve sürdürülebilir büyümeyle bunu 40.000 TEU’yu hedeflediklerini açıkladı. Özlü, öncelikli hatların Uzak Doğu ithalat ile Avrupa ve Amerika ihracat hatları olduğunu vurguladı.
KARINCA Logistics Denizyolu Taşımacılığı Genel Müdür Yardımcısı Remzi Mertcan Özlü, şirketin denizyolundaki yaklaşımını anlatırken, hedeflerinin yalnızca büyümek değil, kalıcı ve güçlü bir yapı kurmak olduğunu belirtti. Özlü, 40 yıllık geçmişin sahada oluşmuş refleks, ticari hafıza ve güven ilişkisi anlamına geldiğini ve şirketin bunu dijital, görünür ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısıyla birleştirme sürecinde olduğunu söyledi. Özlü, önümüzdeki dönemde denizyolu büyümesinin yalnızca hacim odaklı olmayacağını, dijitalleşme, müşteri deneyimi, süreç disiplini ve sürdürülebilirlik alanlarında somut adımlar atılacağını, karbon ayak izi, yeşil lojistik ve süreçlerin sistemli yönetimi gibi başlıkların da stratejinin doğal bir parçası olacağını ifade etti. Özlü, doğru ekip, disiplinli operasyon, güçlü satın alma ve teknoloji yatırımlarıyla denizyolunu şirketin en güçlü iş kollarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
FCL VE LCL ÇÖZÜMLERİNİ GÜÇLÜ BİR ALTYAPI ÜZERİNE İNŞA ETTİ
KARINCA Logistics’in denizyolu taşımacılığında sunduğu hizmetleri ve müşterilerine sağladığı uçtan uca çözümleri nasıl konumlandırıyorsunuz? Denizyoluyla hangi yükleri, hangi transit sürelerle, hangi limanlara ulaştırıyorsunuz?
Denizyolunu bizim açımızdan yalnızca bir taşıma modu olarak okumak eksik kalır. Biz burada müşterinin tedarik zincirindeki süre, maliyet ve operasyon güvenilirliği dengesini kuran ana yapı taşlarından birinden bahsediyoruz.
KARINCA Logistics olarak denizyolunda FCL ve LCL çözümlerini güçlü bir omurga üzerine kurmuş durumdayız. Özellikle Uzak Doğu, Hindistan, Avrupa, Amerika ve Orta Doğu hatlarında ciddi bir operasyon kabiliyetimiz var. İthalatta Uzak Doğu ve Hindistan tarafı öne çıkarken, ihracatta Avrupa ve Amerika daha güçlü bir kasımızı oluşturuyor.
Burada müşteriye sunduğumuz değer yalnızca yükü bir noktadan başka bir noktaya taşımak değil. Rekabetçi satın alma, yer garantisi, doğru ekipman planlaması, operasyonel disiplin ve şeffaf iletişimle süreci baştan sona yönetiyoruz. Sonuçta müşteri tarafında daha öngörülebilir transit süreler, daha kontrollü maliyet yapısı ve daha az sürprizli bir operasyon ortaya çıkıyor.
Transit süre ve liman planlamasında ise tek tip bir yapıdan söz etmiyoruz. Yükün niteliğine, servisin tipine, çıkış-varış noktasına ve müşterinin önceliğine göre en doğru senaryoyu kurguluyoruz. Bugün piyasada fark yaratan tarafın da tam olarak burası olduğunu düşünüyoruz.
Toplam taşımalarınız içerisinde denizyolunun payı bugün hangi seviyede? Son yıllarda bu modun şirket içindeki ağırlığında nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz? 2025 yılını nasıl bir yük hacmiyle kapattınız?
Denizyolu bugün şirket içinde en hızlı büyüyen ve stratejik olarak en fazla yatırım yaptığımız alanlardan biri. 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 5.000 TEU seviyesine ulaştık. Ama bizim için burada sadece hacim artışı önemli değil; bu büyümeyi karlılık, servis kalitesi ve operasyon sürdürülebilirliğiyle birlikte yönetmek daha kritik.
Son birkaç yılda şunu net gördük: Denizyolu, Karınca’nın toplam büyüme hikayesinde artık tali bir alan değil. Giderek daha merkezi bir yere oturuyor. Çünkü müşteri tarafında beklenti yalnızca fiyat değil; öngörülebilirlik, görünürlük ve çözüm üretme hızı da en az fiyat kadar belirleyici hale geldi. Biz de bu alanlarda güçlendikçe denizyolunun şirket içindeki ağırlığı doğal olarak arttı. Orta vadede hedefimiz, denizyolunu KARINCA Logistics’in en büyük ve en güçlü iş kollarından biri haline getirmek.
STANDARTIN ÖTESİNDE KATMA DEĞERLİ ÇÖZÜMLER
FCL ve LCL taşımalarının yanı sıra proje yükleri, özel ekipman ve transit ticaret operasyonlarında nasıl bir yapılanma içindesiniz? Özellikle katma değerli hizmetlerin payı giderek artıyor mu?
Operasyon yapımızın merkezinde FCL ve LCL var; ancak bugün müşterinin ihtiyacı çoğu zaman bunun ötesine geçiyor. Biz de yapılanmamızı buna göre kuruyoruz. Proje yükleri, özel ekipman gerektiren taşımalar, transit ticaret operasyonları ve gerektiğinde bunları destekleyen ek hizmetler artık işimizin doğal bir parçası. Müşteri bazında baktığınızda, standart bir taşımanın dışına çıkan her dosya aslında daha fazla planlama, daha fazla koordinasyon ve daha fazla uzmanlık istiyor. Bizim yaklaşımımız da tam burada devreye giriyor. Özellikle son dönemde katma değerli çözümlerin payının belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Çünkü müşteri artık yalnızca taşıma satın almıyor; riskini azaltacak, sürecini sadeleştirecek ve gerektiğinde birkaç fonksiyonu tek elden yönetecek bir partner arıyor. Biz de kendimizi tam bu tarafta konumluyoruz. Standart operasyonu doğru yapmak zaten işin asgari şartı. Asıl farkı, standart dışı ihtiyacı ne kadar hızlı ve ne kadar kontrollü yönettiğiniz belirliyor.
Pandemi döneminde yaşanan navlun artışları ve ekipman krizini güçlü acente ağınız ve alternatif taşıma modellerinizle yönettiğinizi belirtmiştiniz. Bugün benzer krizlere karşı nasıl bir hazırlık ve esneklik modeliniz bulunuyor?
Pandemi dönemi, sektör için çok sert bir stres testi oldu. Bizim açımızdan ise önemli bir öğrenme alanıydı. O dönemde edindiğimiz refleksler sayesinde bugün benzer krizlere çok daha hazırlıklı bir yapıdayız.
Güçlü acente ağımız, lokal ve global armatörlerle kurduğumuz sağlam ilişkiler, hızlı satın alma kabiliyetimiz ve gerektiğinde multimodal çözümleri devreye alabilmemiz bu hazırlığın temelini oluşturuyor. Kriz dönemlerinde avantaj yaratan şey yalnızca bağlantı ağı değil; o ağı doğru zamanda, doğru kararla ve doğru öncelikle kullanabilmek.
Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve ticaret koridorlarında yaşanan kırılmalar bize bir şeyi tekrar gösterdi: Bu sektörde en kritik iki konu esneklik ve karar alma hızı. Biz bunu artık dönemsel bir refleks olarak değil, sistematik bir yönetim modeli olarak ele alıyoruz.
Bugün baktığımızda kriz yönetimini; kapasiteye erişim, alternatif senaryo üretimi, satın alma çevikliği ve müşteriyi zamanında bilgilendirme başlıklarının birleşimi olarak görüyoruz. Saha tarafında dayanıklılığı asıl yaratan da bu bütünlük.
DİJİTALLEŞME İŞİN DOĞAL PARÇASI
Denizyolu taşımacılığında dijitalleşme ve kağıtsız operasyonlar konusunda hangi noktadasınız? Kullandığınız sistemlerin müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğe katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dijitalleşmeyi bizim için operasyonu destekleyen bir yan unsur değil, iş yapış biçimimizin doğal parçası olarak görüyoruz. Bu alandaki en büyük avantajlarımızdan biri, in-house IT ekibimiz ve sürekli iyileştirmeyi merkeze alan Kaizen kültürümüz. Kullandığımız TMS altyapısını operasyonun gerçek ihtiyaçlarına göre geliştiriyor, müşteri ilişkileri tarafında ise dünyanın en güçlü CRM sistemlerinden Salesforce ile daha hızlı, daha görünür ve daha verimli bir yapı kuruyoruz. Bizim için dijitalleşme sadece kağıtsız çalışmak değil; süreci sürekli iyileştirmek, karar kalitesini artırmak ve müşteriye daha şeffaf bir deneyim sunmak demek.
Denizyolunda bugün geldiğiniz noktayı ve önümüzdeki döneme ilişkin kapasite, hat ve pazar hedeflerinizi paylaşır mısınız?
2026’nın ilk çeyreğinde küresel tarafta ciddi dalgalanmalar yaşanmasına rağmen, KARINCA Logistics olarak denizyolunda büyüme ivmemizi koruyoruz. Hatta içeride baktığımız bazı performans göstergeleri, şirket tarihimizin en güçlü dönemlerinden birine işaret ediyor.
Burada önemli olan nokta şu: Biz büyümeyi yalnızca hacimle okumuyoruz. Ciro, karlılık, operasyon kalitesi ve müşteri memnuniyetini birlikte ele alıyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda operasyon hacmimizi 40.000 TEU’ya taşımayı hedefliyoruz. Ama bunu sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapı üzerinde başarmak istiyoruz.
Piyasa tarafında ise iki ana dinamik aynı anda çalışıyor. Bir tarafta jeopolitik riskler, kapasite sıkışıklığı, yükselen sigorta ve enerji maliyetleri var. Diğer tarafta ise küresel talep baskısı, bazı pazarlarda yavaşlayan ticaret ve yeni gemilerle birlikte artan arz söz konusu. Önümüzdeki dönemde navlunları ve kapasite dengesini bu iki ana eksen belirleyecek.
Bizim yaklaşımımız burada reaktif değil, hazırlıklı olmak. Yani piyasayı izleyip sonrasında hamle yapmak değil; farklı senaryolara göre önceden pozisyon almak.
Amerika, Avrupa ve Uzak Doğu hatlarında büyüme hedefleriniz bulunuyor. 2026 ve sonrası için denizyolu taşımacılığında öncelik verdiğiniz bölgeler ve stratejik büyüme planlarınız neler?
2026 ve sonrasında denizyolunda en güçlü odağımız Uzak Doğu ithalatı olmaya devam edecek. Çünkü hem Türkiye’nin dış ticaret yapısı hem de müşteri talebi bu hattın stratejik önemini açık biçimde gösteriyor.
Bunun yanında Avrupa ve Amerika ihracat hatları da büyüme planımızın ana parçaları arasında yer alıyor. Özellikle ihracat yapan müşteriler tarafında süreklilik, servis kalitesi ve planlama disiplini çok daha kritik hale geliyor. Biz de bu alanlarda daha güçlü bir değer önerisi sunabileceğimizi düşünüyoruz.
Kısacası biz büyümeyi sadece yeni hat eklemek olarak tanımlamıyoruz. Doğru hatta, doğru müşteri setiyle, sürdürülebilir ve karlı hacim oluşturmayı daha değerli görüyoruz.
REMZİ MERTCAN ÖZLÜ KİMDİR?
KARINCA Logistics’te Denizyolu Taşımacılığı Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Remzi Mertcan Özlü, global lojistik firmaları ve uluslararası armatörlerde 10 yılı aşkın deneyime sahip. Denizyolu taşımacılığında operasyonel mükemmeliyet, stratejik müşteri yönetimi, P&L sorumluluğu ve tedarik optimizasyonu alanlarındaki güçlü birikimiyle tanınıyor. Özlü, özellikle yeni iş geliştirme, kilit müşteri kazanımı ve hacim artışı konularındaki başarılarıyla öne çıkıyor.
