Railport, transit yüklerle Avrupa-Asya hattındaki ağırlığını artıracak
23/10/2026 - 13:52:00
Türkiye’nin üretim merkezlerini uluslararası ticaret koridorlarına bağlayan Railport, ilk operasyon yılını geride bırakırken Avrupa yönündeki düzenli tren seferleri ve farklı yük gruplarına hizmet veren intermodal altyapısıyla faaliyetlerini genişletiyor. Railport Genel Müdürü Fatih Yılmazkarasu, Duisburg ile haftalık düzenli tren seferlerinin yanı sıra bitmiş araç ve konteyner taşımacılığında yeni bağlantılar üzerinde çalıştıklarını belirterek, Türkiye’nin üretim merkezlerini uluslararası demiryolu ağına bağlayan ve Avrupa-Asya arasındaki yük akışını destekleyen bir intermodal yapı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Railport’u hayata geçirirken temel hedefimiz, Türkiye’nin güçlü sanayi ve üretim bölgelerini demiryolu üzerinden uluslararası ticaret koridorlarına bağlayabilecek, farklı taşıma modlarının birlikte çalıştığı güçlü bir intermodal yapı oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktada bu hedefin operasyonel karşılığını görmeye başladığımız bir dönemdeyiz. Railport; konteyner, genel kargo, bitmiş araç, treyler ve swap body gibi farklı yük gruplarının aynı terminalde yönetilebildiği yapısıyla sanayicinin ve ihracatçının farklı lojistik ihtiyaçlarına tek merkezden cevap verebilecek bir operasyon kabiliyeti sunuyor.
Railport’un operasyonlarında ilk yılı geride bırakırken, kuruluş aşamasında ortaya koyduğumuz vizyonun sahada adım adım geliştiğini görüyoruz. Düzenli uluslararası tren bağlantılarının başlaması, farklı yük gruplarında operasyonların gelişmesi ve terminalin sanayi bölgeleriyle uluslararası demiryolu ağı arasında aktif bir bağlantı noktası haline gelmesi, ilk yıl açısından önemli bir mesafe katettiğimizi ortaya koyuyor. Bundan sonraki hedefimiz bu yapıyı daha ileri taşımak; mevcut operasyonların ölçeğini büyütmek, demir yoluna yeni yükler kazandırmak ve Railport’un eriştiği yük havzasını genişletmek.
MEVCUT HATLARDA SEFER SAYISI ARTIRILACAK
Nisan ayında Railport’tan duisport’a gerçekleştirilen ilk konteyner yüklü ihracat treni, terminal açısından önemli bir kilometre taşı oldu. Bu operasyonun devamında Avrupa yönünde hangi yeni hatların ve düzenli tren bağlantılarının devreye alınması planlanıyor? Asya–Avrupa arasındaki yük akışında Railport’un nasıl bir rol üstlenmesini hedefliyorsunuz?
İntermodal taşımacılıkta güçlü bir terminal altyapısının gerçek değerinin, düzenli ve sürdürülebilir uluslararası bağlantılarla ortaya çıktığına inanıyoruz. Bu kapsamda Arkas Holding ile duisport arasındaki iş birliği, Railport’un Avrupa bağlantılarında önemli bir güç oluşturuyor. Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Duisburg ile Kartepe arasında bugün haftalık düzenli tren seferleri gerçekleştiriyoruz. Önceliğimiz mevcut hatlarımızdaki sefer sıklığını ve yük hacmini artırmak. Bunun yanında bitmiş araç lojistiği kapsamında Romanya, Macaristan ve Çekya ile, konteyner taşımacılığı tarafında ise Duisburg’a ek olarak Avusturya ile Railport arasında düzenli tren seferleri organize ediyoruz. Avrupa yönündeki yeni bağlantıları da oluşan yük potansiyeli ve müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendiriyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca yeni destinasyonlar eklemek değil, aynı zamanda ticari açıdan sürdürülebilir, düzenli ve dengeli yük akışına sahip lojistik koridorları oluşturmak.
Railport’un uluslararası ağdaki rolünü ise Avrupa yönündeki yüklerle sınırlı ele almıyoruz. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda Orta Koridor’a uzanan bağlantılarımızla Türkiye’nin üretim merkezlerinden çıkan yüklerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirirken, Asya ile Avrupa arasında hareket eden transit yüklerin de Türkiye’deki intermodal sistemle buluşmasını hedefliyoruz.
Railport’un yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesi bulunuyor. Bu kapasitenin bugün ne kadarı kullanılıyor ve önümüzdeki dönemde kapasite kullanımını artırmak için hangi operasyonlara veya pazarlara odaklanacaksınız?
Railport’ta ilk operasyon yılımızı geride bırakırken terminaldeki yük hacminin ve operasyon çeşitliliğinin geliştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu ilk dönemi, mevcut kapasiteyi farklı yük akışlarıyla buluşturduğumuz ve Railport’un pazardaki erişimini adım adım geliştirdiğimiz bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bugün bizim açımızdan önemli olan belirli bir kapasite kullanım oranından çok, terminalde düzenli ve sürdürülebilir yük akışlarının oluşması ve bunların ölçeğinin büyümesi.
Kapasite kullanımının gelişmesinde Türkiye’nin güçlü sanayi ve ihracat yükleri önemli bir alan oluştururken, ithalat ve transit yük operasyonlarında da Railport’un sahip olduğu potansiyeli değerlendirmek istiyoruz. Özellikle Orta Koridor üzerinden Türkiye’ye ulaşan ve Avrupa yönünde devam eden yük akışının gelişmesi, Railport açısından yeni bir büyüme alanı yaratıyor. Çin’den başlayarak Orta Asya üzerinden Türkiye’ye ve buradan Avrupa’ya uzanan ticaret hattındaki konumumuz, Türkiye çıkışlı yüklerle transit yükleri aynı intermodal altyapıda buluşturabilmemize imkân sağlıyor. Önümüzdeki dönemde bu potansiyeli daha geniş bir müşteri tabanına ve daha yüksek operasyon hacmine dönüştürmeye odaklanacağız.
FARKLI İHTİYAÇLARA AYNI İNTERMODAL YAPI İÇİNDE CEVAP VERİYOR
Railport’ta konteyner, genel kargo, bitmiş araç, treyler ve swap body gibi farklı yük gruplarının aynı terminalde yönetilebilmesi, intermodal operasyonlara ne tür avantajlar sağlıyor? Bu çeşitlilik Railport’un müşteri portföyünü ve operasyon modelini nasıl şekillendiriyor?
Her sektörün lojistik ihtiyacı, yük yapısı ve taşıma modeli birbirinden farklı. Railport’un operasyonel gücünü de bu farklı ihtiyaçlara aynı intermodal yapı içerisinde cevap verebilme kabiliyetinde görüyoruz. Farklı yük tiplerinin tek terminalde yönetilebilmesi, müşterilerimize yükün niteliğine ve operasyonun gerekliliklerine göre karayolu ve demiryolunu birlikte kullanabilecekleri daha esnek çözümler sunmamıza imkân sağlıyor. Bu yapı aynı zamanda farklı taşıma modları arasındaki geçişlerin tek merkezden yönetilmesini sağlayarak operasyonel süreçlerin daha verimli planlanmasına katkıda bulunuyor. Bu çeşitlilik müşteri portföyümüzü de doğrudan genişletiyor. Tek bir sektöre ya da yük tipine odaklanan bir terminal yapısı yerine, farklı sanayi kollarının ihtiyaçlarına cevap verebilen bir operasyon modeliyle çalışıyoruz.
Önümüzdeki 3-5 yıllık dönemde Railport’u hangi noktada görmeyi hedefliyorsunuz? Yeni hatlar, yeni destinasyonlar, kapasite artışı, yeni yük grupları veya yeni iş birlikleri açısından gündeminizde neler var?
Railport’un önünde önemli bir büyüme alanı görüyoruz. Türkiye’deki güçlü üretim potansiyeli ile uluslararası ticaret koridorlarındaki gelişmeler, intermodal taşımacılık açısından yeni fırsatlar yaratıyor. Biz de Railport’un bu potansiyelden daha fazla pay aldığı, hizmet verdiği yük havzasının ve coğrafi erişiminin genişlediği bir yapı oluşturmak istiyoruz. Avrupa yönündeki bağlantılarımızı geliştirirken Orta Koridor’daki yük hareketinin büyümesini de yakından takip ediyoruz. Çin’den Orta Asya ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan bu hattın gelişmesi, Railport’un doğu-batı yönündeki uluslararası yük akışında daha etkin rol üstlenmesi açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Türkiye’nin üretim yükleri ile uluslararası transit yükleri aynı intermodal altyapıda buluşturabilmek, Railport’un önümüzdeki dönemdeki büyümesinin önemli alanlarından biri olacak. Hedefimiz, Railport’un mevcut bağlantılarını güçlendirirken yeni pazarlara erişimini artırmak, farklı yük akışlarını sisteme kazandırmak ve Avrupa ile Asya arasındaki intermodal taşımacılıkta daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlamak.
TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL LOJİSTİK MERKEZ OLMA HEDEFİNİ DESTEKLEYECEĞİZ
Railport Genel Müdürü Fatih Yılmazkarasu, Türkiye’nin üretim gücü, dış ticaret hacmi ve Avrupa ile Asya arasındaki konumunun intermodal taşımacılıkta bölgesel merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini belirtti. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi için demiryolunun yük taşımacılığındaki payının artırılması ve sanayi bölgelerinin intermodal altyapıya erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmazkarasu, “Railport’un buradaki rolünü, Türkiye’nin üretim gücü ile uluslararası demiryolu ağları arasında güçlü bir bağlantı oluşturmak olarak görüyoruz” dedi. Yılmazkarasu, Türkiye üzerinden geçen yüklerin ülkede daha fazla lojistik hizmet almasının ve farklı taşıma modlarının birbirini tamamladığı bir sistemin geliştirilmesinin bölgesel lojistik merkez hedefini destekleyeceğini ifade ederek, “Railport ile bu dönüşümün önemli merkezlerinden biri olmayı hedefliyoruz” diye ekledi.
