Küresel Belirsizlik Çağında Tedarik Zinciri: Stratejiden Kültüre Uzanan Güç
27/02/2026 - 12:13:00
Akın Ergür - TEMSA Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü
“Artık tedarik zinciri, arka planda sessizce işleyen bir operasyonel destek değil; kurumların rekabet gücünü, hatta varlığını belirleyen stratejik bir alan haline geldi.”
Otuz yılı aşkın süredir satın alma ve tedarik zinciri alanında edindiğim tecrübe, şunu çok net gösteriyor: Krizler geçici olabilir; ancak krizlerin ortaya çıkardığı dersleri kalıcı hâle getiremeyen organizasyonlar için belirsizlik kalıcıdır. Asıl fark yaratan, bu belirsizliğe nasıl hazırlandığınızdır.
TEDARİK ZİNCİRİ: OPERASYONEL DEĞİL, STRATEJİK BİR ALAN
Tedarik zinciri artık operasyonel bir destek fonksiyonu değil, doğrudan rekabet gücü yaratan stratejik bir alandır. Bugün tedarik zinciri; maliyet, kalite ve termin üçgeninin çok ötesinde ele alınmak zorundadır. Hangi pazarda var olacağınız, hangi ürünü ne hızda sunabileceğiniz, hangi riskleri ne ölçüde yönetebileceğiniz büyük ölçüde tedarik zinciri kararlarınızla şekilleniyor.
“Tedarik zinciri artık yalnızca “nasıl daha ucuza alırız?” sorusunun cevabı değildir.”
Bugün doğru soru şudur: Hangi riskleri alıyoruz, hangilerini alamayız? Bu nedenle satın alma ve tedarik zinciri fonksiyonlarının karar alma masasında yer almadığı organizasyonlar, geleceği şansa bırakıyor. Başarılı şirketler ise tedarik zincirini bir destek fonksiyonu değil, rekabet avantajı yaratan stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyor.
TEDARİKÇİ YÖNETİMİ: SEÇMEKTEN GELİŞTİRMEYE
Geleneksel yaklaşım, tedarikçiyi seçer ve performansını denetler. Günümüz dünyasında ise asıl fark yaratan yaklaşım, tedarikçiyle birlikte gelişmeyi hedefleyen yapılardır. Konseyler, ortak çalışma platformları ve çapraz ekipler bu anlayışın somut çıktılarıdır.
Uzun vadeli iş ortaklıkları, kriz zamanlarında fiyat pazarlığından çok daha değerli bir unsur olan güveni ve hızlı aksiyon alma yetkinliğini sağlar. Konseyler, ortak hedef setleri ve birlikte problem çözme kültürü bu dönüşümün temel yapı taşlarıdır. Müzakere bu noktada bir “kazan-kaybet” aracı olmaktan çıkar; sürdürülebilir değer yaratmanın bir parçasına dönüşür ve ilişkiyi geleceğe taşıyan bir liderlik becerisi hâline gelir. Başarılı örneklerde gördüğümüz ortak nokta şudur: Tedarik zinciri profesyonelleri yalnızca uygulayıcı değil, stratejik yol arkadaşı olarak konumlanıyor.
PLANLAMA VE KAPASİTE: ZİNCİRİN SESSİZ RİSK ALANI
Planlama, yalnızca sayısal bir egzersiz değil; öngörü, disiplin ve organizasyonlar arası uyumla yönetilmesi gereken bir alandır. Satın alma, planlama ve üretim arasında kopukluk varsa en güçlü tedarikçi yapısı bile kırılgan hâle gelir. Birçok şirket krizi tedarikçide arar; oysa asıl kırılganlık çoğu zaman talep, kapasite ve planlama arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır. Talep, kapasite ve satın alma arasında uyum yoksa en güçlü tedarik ağı bile kırılgandır.
RİSK YÖNETİMİ: ÖNGÖRÜ DEĞİL, HAZIRLIK
Risk yönetimi, geleceği tahmin etme sanatı değildir; geleceğe hazırlıklı olma disiplinidir. Tedarik riski ve parça riski gibi konular artık teorik başlıklar olmaktan çıkmış, günlük iş hayatının bir parçası hâline gelmiştir.
“Tedarik ve parça risklerinin sistematik olarak ele alınmadığı yapılar, ilk sarsıntıda reflekslerini kaybeder.”
Dayanıklı tedarik zincirleri; alternatif kaynakları olan, kritik parçalarını tanıyan ve senaryolar üzerinden hazırlık yapan zincirlerdir. Burada önemli olan teknoloji kadar, risk farkındalığının kurumsal kültüre yerleşmesidir.
DİJİTALLEŞME: ARAÇ DEĞİL, BAKIŞ AÇISI
Dijitalleşme çoğu zaman yazılım yatırımlarıyla eş anlamlı görülür. Oysa esas dönüşüm, veriye nasıl baktığınızla başlar. SRM sistemleri, görünürlük platformları ve analitik araçlar doğru sorular sorulmadığında yalnızca rapor üretir.
Veriyi karar mekanizmalarına entegre edebilen organizasyonlar, belirsizlikle baş etmede ciddi avantaj sağlar. Dijitalleşme, disiplinli bir karar alma kültürüyle anlam kazanır. Veriyi doğru okuyan, değerlendiren ve muhakeme yeteneğine sahip olan en önemli unsur insandır.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YERLİ TEDARİK: STRATEJİK BİR DENGE
Sürdürülebilirlik artık kurumsal iletişim başlığı değil, tedarik zinciri stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bir tercih olmaktan çıkarak zorunluluk hâline evrilmiştir. Ancak bu zorunluluk yalnızca çevresel başlıklarla sınırlı değildir.
Yerli tedarik ekosisteminin geliştirilmesi; yalnızca maliyet değil, dayanıklılık, hız ve bağımsızlık meselesidir. Lojistik risklerin azaltılması, esnekliğin artırılması ve uzun vadeli rekabet gücü açısından kritik öneme sahiptir. Kısa vadeli kazanımlar uğruna uzun vadeli kırılganlık yaratmak, bugünün en pahalı hatalarından biridir.
KRİZLER ÖĞRETİR, HAZIRLIK KALICI KILAR
Kriz dönemleri, organizasyonların gerçek reflekslerini ortaya çıkarır. Ancak asıl fark, kriz bittikten sonra neyin değiştiğidir. Süreçler kadar bakış açısı, sistemler kadar ilişkiler de belirleyicidir. Geleceğin kazananları, krizi yönetenler değil; krizi beklerken hazırlık yapanlar olacaktır.
İNSAN VE KÜLTÜR OLMADAN SİSTEM ÇALIŞMAZ
Ne kadar güçlü sistemler kurarsanız kurun, onları anlamlandıran ve yaşatan insandır. Bugünün satın alma ve tedarik zinciri profesyoneli; analitik düşünebilen, ilişki yönetebilen, risk okuyabilen ve değişime açık bir profile sahip olmalıdır.
“Satınalma Sanatı ve İnsan kitabımda da vurguladığım gibi, sistemler kadar kültür; araçlar kadar insan belirleyicidir.”
Yetkinlikleri doğru tanımlanmamış, kültürü desteklenmeyen ekiplerle sürdürülebilir başarı mümkün değildir.
Son Söz
Tedarik zinciri artık yalnızca ürünlerin değil; güvenin, sorumluluğun ve stratejinin de taşındığı bir alandır. Bu alanı yönetenlerin ise yalnızca bugünü değil, yarını da okuyabilmesi gerekir. Sessiz ama belirleyici bu gücü doğru konumlandırabilen organizasyonlar, belirsizlik çağında fark yaratmaya devam edecektir.
TEDARİK ZİNCİRİ LİDERLİĞİNİN TEMEL İLKELERİ
• Tedarik zinciri artık operasyonel bir destek değil, stratejik bir liderlik alanıdır.
• Müzakere, fiyat değil; ilişki ve gelecek yönetimidir.
• Krizler geçer; hazırlıksızlık kalıcıdır.
• Belirsizlik çağında rekabet avantajı, hazırlık seviyesidir.
• Sistemler insanla, strateji kültürle hayat bulur.
