e

fiCommerce, EMEA’daki varlığını genişletip farklı bir kıtaya açılacak
2021’de kurulan fiCommerce, Türkiye ve Almanya’daki operasyon merkezlerinden 200’den fazla online satış kanalına hizmet veriyor. 2025’te sipariş adedini 9,5 kat artıran şirket, günlük 66 binden fazla ürünü ortalama 4,78 saatte kargoya teslim ediyor. fiCommerce Genel Müdürü Ozan Karaağaç, 2026’yı küresel ölçekte derinleşme yılı olarak gördüklerini, EMEA’da yeni ülkelerde operasyon ve farklı bir kıtaya açılmayı, robotik ve yapay zekâ yatırımlarıyla depo süreçlerini hızlandırmayı hedeflediklerini açıkladı.




ficommercefiCommerce hakkında bilgi verir misiniz? 
fiCommerce’i, 2021 yılında markaların e-ticaret operasyonlarında depolama, sipariş hazırlama ve sevkiyat dahil olmak üzere tüm fulfillment süreçlerini uçtan uca yönetebilecekleri entegre bir teknoloji ve operasyon altyapısı sunma hedefiyle kurduk. Bugün bu vizyon doğrultusunda; Türkiye ve Almanya’daki operasyon merkezlerimizden, 200’den fazla online satış kanalına entegre yapımızla, farklı sektörlerden birçok markanın Avrupa gönderimlerini gerçekleştiriyor ve EMEA bölgesinde fulfillment ile e-ticaret operasyon yönetimi hizmetleri sunan bir iş ortağı olarak konumlanıyoruz. Sunduğumuz bu kapsamlı hizmet modeli sayesinde fiCommerce, yalnızca bir fulfillment sağlayıcı değil; e-ticaret markaları için stratejik bir operasyon ve teknoloji partneri haline geliyor.
 
SİPARİŞ DOĞRULUK ORANI %99,99’UN ÜZERİNDE 
2025’te Türkiye ve Almanya operasyonlarınızda sipariş adedinde 9,5 kat büyüme kaydettiniz. Bu hızlı ölçeklenme sürecinde e-ticaret lojistiğinde sizi en çok zorlayan başlıklar neler oldu, bu zorlukları nasıl yönettiniz?
9,5 kat büyüme, lojistik açısından yalnızca hacim artışı değil; süreçlerin ve sistemlerin dayanıklılığının da test edildiği bir dönem oldu. Bu süreçte en zorlayıcı konu, operasyonel esnekliği kaybetmeden standartları ve kaliteyi korumaktı. Sipariş hacmi arttıkça en küçük aksaklıklar bile zincirleme etki yaratabiliyor. Bu nedenle önce operasyonel kapasitemizi güçlendirdik, ardından sipariş hacmini artırdık. Fiziksel alan, teknoloji altyapısı ve ekip büyümesini aynı anda ele aldık. İlk operasyon merkezimizi 32 gün gibi rekor sayılabilecek bir sürede devreye aldık. Her gün on binlerce sipariş çıkışı yaptığımız fulfillment merkezlerimizde sipariş doğruluk oranımız %99,99’un üzerinde. Bu, dünya standartlarının oldukça üzerinde bir oran.
 
İstanbul’da devreye aldığınız 12.500 m²’lik yeni fulfillment merkezi, özellikle son kilometre ve mikro dağıtım operasyonlarınıza nasıl bir katkı sağladı? Bu yatırımı planlarken hangi ihtiyaçlar önceliklendirildi?
Bu yatırımın katkısı, mikro dağıtımdan ziyade çalıştığımız markaların ana depolarına ve üretim tesislerine yakın olmamız sayesinde first-mile operasyonlarında hem hız hem de maliyet avantajı yaratması oldu. Yatırımı planlarken her zaman olduğu gibi önce müşterilerimizin ihtiyaçlarını dinledik ve onların operasyonel akışına en uygun lokasyonu seçtik. Ardından yangın güvenliği, iş güvenliği, deprem dayanıklılığı ve operasyonel sürdürülebilirlik kriterlerini önceliklendirerek yüksek standartlara sahip bir tesisi devreye aldık.
 
GÜNLÜK 66 BİNİN ÜZERİNDE ÜRÜN SEVKİYATI 
Günlük 66 binin üzerinde ürün sevkiyatı ve siparişlerin ortalama 4,78 saat içinde kargoya teslim edilmesi, güçlü bir mikro operasyon kabiliyeti gerektiriyor. Bu hızın arkasındaki temel operasyonel ve teknolojik yapıdan bahsedebilir misiniz?
Bu hızın arkasında iyi tanımlanmış süreçler, güçlü bir teknoloji altyapısı ve en önemlisi tüm bu akışı doğru ve kaliteli şekilde kurgulayıp yöneten güçlü bir ekip bulunuyor. Tüm operasyonlarımız fiCommerce’in yazılımı olan fiPlatform üzerinden gerçek zamanlı olarak yönetiliyor. On milyonlarca veri noktası, siparişten sevkiyata kadar her aşamada anlık takip ve hızlı karar alma imkânı sağlıyor. Operasyon tarafında her ekibin sorumluluk alanları net bir şekilde tanımlanmıştır. Performans takibi, günlük ekip toplantılarıyla ve her bir müşterimiz özelinde ayrı ayrı yürütülmektedir. Bu yapı sayesinde operasyonel hızı korurken hata oranlarını da eş zamanlı olarak kontrol altında tutabiliyoruz.
 
fiPlatform üzerinden on milyonlarca verinin işlendiğini görüyoruz. Veri, entegrasyon ve teknoloji, mikro dağıtım ve çok kanallı e-ticaret lojistiğinde karar alma süreçlerinizi nasıl şekillendiriyor?
Veriyi yalnızca raporlama aracı olarak değil, operasyonu yöneten temel unsur olarak konumlandırıyoruz. fiPlatform sayesinde yüzlerce satış kanalından gelen siparişleri, stok hareketlerini ve teslimat performanslarını tek bir ekrandan izleyebiliyoruz.
Yeni entegrasyonları ortalama 4–5 hafta içerisinde devreye alabilmemiz ise, markaların büyüme hızına hızlı ve esnek şekilde uyum sağlamamıza olanak tanıyor. Operasyonel kalite metriklerinin iyileştirilmesi bile markaların satış performansına doğrudan katkı sağlarken; entegrasyon altyapımız sayesinde yeni satış kanallarının devreye alınması ve özellikle EMEA bölgesindeki online pazaryerlerinde satış hacmini artırmaya yönelik sunduğumuz e-ticaret yönetim hizmetleri, operasyonun ötesinde somut büyüme sonuçları yaratıyor.
 
ALMANYA’DA SİPARİŞ KARŞILAMA LİSTESİNE GİRDİ
Almanya operasyonlarınız ve Ticaret Bakanlığı’nın “Sipariş Karşılama Hizmeti Sunan Firmalar Listesi”ne dahil olmanız, sınır ötesi e-ticaret açısından önemli bir eşik. Avrupa pazarında fulfillment ve dağıtım dinamikleri Türkiye’den hangi yönleriyle ayrışıyor?
Almanya operasyonumuz ve Ticaret Bakanlığı’nın “Sipariş Karşılama Hizmeti Sunan Firmalar Listesi”ne dahil olmamız, sınır ötesi e-ticarette önemli bir eşik. Avrupa pazarında fulfillment, Türkiye’ye kıyasla daha standartlaşmış bir yapıya sahip.
Avrupa’da multi-lokasyon dağıtım ve kargo optimizasyonu çok daha belirleyici. Entegrasyon, veri uyumu ve müşteri deneyimi beklentileri yüksek. Teslimat süresi kadar iade kolaylığı da ön planda. Bu da operasyonu yalnızca hız değil, deneyim odağında da kurgulamayı gerektiriyor
Öte yandan bu listede yer almamız, markalara sunduğumuz sipariş karşılama hizmetlerine ilişkin giderlerin yüzde 50 oranında desteklenmesi anlamına geliyor. Devletimizin şirketlere sağladığı bu destek mekanizması, Avrupa operasyonlarını maliyet açısından daha erişilebilir hale getirerek markalar için önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.
Bu listede yer almamız, markalara sunduğumuz sipariş karşılama hizmeti giderlerinin %50 oranında desteklenmesi anlamına geliyor. Devletimizin şirketlere sağladığı bu mekanizma, Avrupa operasyonlarını maliyet açısından daha erişilebilir hale getirerek markalar için önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.
 
Operasyonel büyümeye rağmen sevkiyat hata oranı, zamanında teslimat ve iade yönetimi gibi kalite metriklerini yüksek seviyede korumanız dikkat çekiyor. Bu dengeyi sağlamak için sahada nasıl bir süreç ve ekip yönetimi uyguluyorsunuz?
Büyürken kaliteyi korumak en önemli önceliklerimizden biri. Operasyon merkezlerimizde net tanımlanmış süreçlerimiz ve bu süreçlerin sahibi olan ekiplerimiz var. Sevkiyat hata oranı, zamanında teslimat ve iade süreçleri günlük olarak takip ediliyor. Operasyon sahamızda paketlerin açılış ve kapanış süreçlerinin izlenebilirliğini artırmak adına entegre kamera kayıtlarıyla desteklenen bir kontrol mekanizması uyguluyoruz. Gelen her müşteri bildirimi ya da şikâyet anında kayıtlar inceleniyor ve hızla geri dönüş sağlanıyor. Böylece yalnızca hatayı tespit etmekle kalmıyor, kök nedene inerek kalıcı çözümler üretebiliyoruz. Bu yaklaşım sayesinde 2025 boyunca sevkiyat hata oranını on binde 1’in altında tutarken, zamanında fulfillment oranını %99,77 seviyesinde korumayı başardık. Stok hata oranımız ise yüz binde 5’in altında gerçekleşti.
 
2026 BÜYÜME VE DÖNÜŞÜM YILI OLACAK 
Önümüzdeki dönemde fiCommerce’in e-ticaret lojistiği ve mikro dağıtım tarafında sektöre nasıl bir dönüşüm sunmasını hedefliyorsunuz?
2026’yı fiCommerce için küresel ölçekte derinleşme yılı olarak görüyoruz. EMEA bölgesinde yeni bir ülkede operasyon başlatmayı ve farklı bir kıtaya açılmayı planlıyoruz. Bununla birlikte fulfillment merkezlerimizde robotik çözümler ve yapay zekâ destekli yazılımlara yatırım yapacağız. 2026 bizim için sadece büyüme yılı değil, model dönüşümü ve derinleşme yılı olacak. Hedefimiz yalnızca yeni ülkelere girmek değil; girdiğimiz pazarlarda e-ticaret lojistiğini yeniden tanımlamak. Bugün e-ticaret artık sadece depolama ve sevkiyat işi değil. Hız, esneklik, veri zekâsı ve son kilometre deneyimi markalar için doğrudan rekabet avantajı haline geldi. Biz fiCommerce olarak fulfillment merkezlerini klasik büyük depo yaklaşımından çıkarıp, akıllı operasyon merkezlerine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde iki ana dönüşüm alanına odaklanıyoruz:
Birincisi, bölgesel ve kıtalararası yayılım. Türkiye’de kurduğumuz operasyonel know-how’ı, EMEA bölgesinde yeni ülkelerde ölçekleyerek markalara sınır ötesi büyüme imkânı sunmak istiyoruz. Amacımız, markaların yeni pazarlara girerken lojistik ve teknoloji bariyeri yaşamamasını sağlamak.
İkincisi, robotik ve yapay zekâ entegrasyonu. Depo içi operasyonlarda robotik sistemler, otonom taşıma çözümleri ve AI destekli sipariş tahminleme sistemleri ile hem hız hem doğruluk oranını artırmayı hedefliyoruz. Yapay zekâyı sadece operasyonel verimlilik için değil; stok optimizasyonu ve talep tahmini için de kullanacağız. Bu sayede fulfillment sürelerini ciddi şekilde kısaltırken maliyetleri kontrol altında tutacağız. 
Kısacası, biz e-ticaret lojistik ve yönetim hizmetleri sunmanın ötesinde; markaların global büyüme yolculuğunu hızlandıran altyapımızı ve cografi yayılımımızı daha da güçlendirmek istiyoruz. 
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat